Sadeddin Arel

Yazar : Yılmaz Öztuna
Yayın Tarihi : Ağustos, 1986
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 160
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : Kültür ve Turizm Bakanlığı

Bu küçük monografi ile sayın okuyucularıma tanıtmaya çalıştığım Sadeddin Arel (1880-1955), Türk kültürünün Batıya dönük yenileşme (Osm. teceddüd) döneminde yetişen en dikkate değer san'at ve ilim adamlarımızdan biridir. Gökalp-Köprülü ekolünün tasnifine göre halen içinde yaşadığımız ve devam eden bu çağ, Türk kültür tarihinin üçüncü dönemidir. Bu tasnif, Türk medeniyeti tarihi bakımından doğru ve hala geçerlidir. Dönemin hususiyeti, Batı ve Avrupa taklitçiliği değildir. Böyle anlayanlar olmuşsa yanılmışlar ve kültürümüze fazla bir katkıda bulunamamışlardır. Osmanlı çağında, bütün tarih zaman ve mekânları içinde oluşan en büyük kültürlerden biri ortaya çıkmıştır. Türk Arz denen gezegenin üzerinde güneşte yerini almaştır. Bu bir milli kültür, bir büyük medeniyettir ki, mirasından asla vazgeçilemez. Ama bütün büyük kültürler, yabancı kültürlerle ilişki kurmuşlardır. En azından o kültürleri tanımaya çalışmışlardır. Kapalı kültür yoktur. Varsa, çok ilkel kavimlere mahsustur. Binaenaleyh, Hıristiyan Avrupa milletlerinin ortaklaşa oluşturdukları medeniyeti tanımakta, milli bünyemize yarar unsurlarını almakta, hiçbir mahzur yoktur. Son Osmanlı asırlarında da bir mahzur görülmemiştir. Bugün de mevcut değildir. Doz ne olacaktır? Dozu, ilim ve san'at, kültür ve fikir adamı, fiilen ve eserleriyle tayin eder. Şüphesiz her gerçek devletin bir kültür politikasın vardır, olmalıdır. Ancak kalıcı olan, ilim, fikir, san'at adamlarının eserleri ve bunların tesirleridir. Türk kültürünün büyük hazinelerinden biri, Türk Musikisidir. Bir büyük san'attır ki tesirleri Fas'tan Çin'e, Rusya'dan Hindistan'a kadar yayılmıştır. Nağme'ye dayanan bir teksesli musikidir. Batı'nın -sadece iki makam kullanmaktan doğan- nağme eksiği, çokseslilikle kapatılmıştır. Bu çok sesli san'atın icaplarını niçin öğrenmeyelim? Batı sazlarını niçin kullanmayalım? Niçin koro ve orkestra tekniğine girmeyelim? Ve ehemmiyetle ilave edeyim, niçin gerçek Türk Musikisi'ni Batı'ya dinletmeyelim, makam ve usul hazinemizi onlara tanıtmayalım ve onların büyük san'atının istifadesine sunmayalım?...
******Yılmaz Öztuna