Rüyaların Cinsel Yorumu

Yazar : Hikmet Saim
Yayın Tarihi : 1978
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 208
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : Venüs Yayınları

İnsanlar, çok eski çağlardan beri rüyaya büyük bir önem vermişlerdir. Rüya yalnız insanların değil, ulusların da kaderinde büyük rol oynamış, yorumlara uygun sonuç alınmadan savaşlara bile gidilemez olunmuştu bir zamanlar. Büyük İskender sefere çıktığı zaman beraberinde her zaman rüya yorumcularını da eksik etmezdi. Eski çağdan daha eski dönemlerde, Mısır, Fenike' ve Asur'da rüya yorumunu meslek edinmiş kâhinler vardı. Eski Yunan düşünürlerinden Heraclitus "Uyanık olanlar için bir tek dünya vardır. Uykuda ise herkes kendi yerine döner" cümlesiyle yalnız gününün değil, tüm çağların rüyaya verdiği değeri ortaya koydu. Din kitaplarının da rüyaya büyük bir önem vermesi, halkın rüyayı daha çok önemsemesine neden oldu. İnsanlık, rüyanın batıl inançlarından, bilinçli bir değerlendirmeye, 20. yüzyılın başlarında Viyanalı doktor S. Freud sayesinde geçebildi. Freud, gününün insanına yol gösteriyor, ona kendisinin ne olduğunu, neden öyle olduğunu rüyalar sayesinde anlatmaya çalışıyordu. Bunu da "Rüyaların yorumları, ruh hayatında bilinçaltının bilinmesini sağlayan en mükemmel yoldur" cümlesiyle özetledi. Rüya nedir? Ne gibi bir özelliği vardır? Bu sorulan cevaplandırmak, "içimizdeki cehennem- olarak nitelendirilen rüyayı daha iyi anlamanızı sağlayacaktır. Aristo'ya göre rüya, "uyuyan insan ruhunun bir faaliyet şeklidir. Freud'un. Rüyanın Anlamı adlı eseri incelenecek olunursa, "rüya büyük bir önemi ve anlamı bulunan bir olaydır.- Evet rüya insanın tamamen kendisi demek. Hem de tüm maskelerden sıyrılmış, çırıl çıplak haliyle insandır bu. Geçmişimizin tortusunu, günümüzün özetini, geleceğimizin tüm duygularını rüyalarımızda buluruz. Yalnız' rüyalar bir ayna gibi net bir' şekilde yansıtmaz benliğimizi. Ortaya koyduğu gerçekler karmakarışıktır. Freud, (1856 - 1939) Psikanaliz Üzerine Yeni Konferanslar adlı eserinde "Rüya bir sırrın açığa vurulması fakat eksik terimlerle açığa vurulmasıdır" diyerek, rüyalardaki en büyük özelliğin simge ile sembolizmi anlatımdan doğan ve nihayet duygularımızı frenlemek gerekliliğini duymadığımız gerçek dünyamızdır bu izahını yapar…
******