Recaizade Ekrem

Yazar : Şükrü Kurgan
Yayın Tarihi : Eylül, 1954
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 128
Ölçü : 12 x 16,5 cm
Yayınevi : Varlık Yayınları
Bahsi Geçen : Recaizade Mahmut Ekrem

Recaizade Mahmut Ekrem, 1 Mart 1847'de İstanbul'da Vaniköyü'nde doğdu. Babası birkaç kere takvimhane nazırlığına getirilen ve zamanının münşi ve şairlerinden sayılan Mehmet Şakir Recai Efendi'dir. Annesi Rabia Hanım da okuma yazma bilen bir hanımdı. Gazi Timur Taş oğlu Umur Bey, Ekrem'in dedeleri arasındadır. Recaizade tahsilini Beyazıt Rüştiyesi ile Mekteb-i İrfan'da yaptıktan sonra onu Mekteb-i İdadi-i Harbiye'ye [Harbiyeye öğrenci yetiştiren askeri lise] verdiler. Ekrem 11 yaşında girdiği bu mektepte sonuna kadar okuyamadı. Hem edebiyata daha çok alaka gösterdiği, hem vücutça kuvvetli olmadığı düşünülerek kendisine başka bir meslek arandı ve 1862 de Hariciye Nezareti Mektubi Kalemine tayin edildi. Bu fırsat ona küçük yaşından beri babasıyla çalıştığı Arap ve Acemceye ilave olarak Fransızca öğrenmek, Hersekli Arif Hikmet, Leskofçalı Galip, Suphi Paşazade Ayetullah ve Namık Kemal'le tanışmak imkânlarını verdi. Bilhassa Kemal'le çok anlaştılar ve Ömürlerinin sonuna kadar seviştiler. Bir taraftan Divan şairleri tarzında gazeller yazıyor, diğer taraftan Fransızcadan tercümeler yapıyordu. İlk makalelerini "Vakit" gazetesinde neşretmeğe başlamıştı. 1866'da Vergi İdare-i Umumiyesi Kalemine memur oldu. Namık Kemal'in Avrupa'ya giderken Tasvir-i Efkâr gazetesini kendisine bırakması (1867) ona matbuat âlemini daha iyi tanımak imkânlarını verdi. Memuriyette kendisini çok takdir eden Şura-yı Devlet Reisi Mithat Paşa'nın himayesini görüyordu. 1868'de Şura-yı Devlet muavinliğine getirildi. Münevver bir hanım olan amcası Arif Efendi'nin kızı Rabia Hanım'la evlenmesi bu sıralardadır. 1877'de Şura-yı Devlet azası, 1878'de Mekteb-i Mülkiye, 1885'te de Mekteb-i Sultan [Galatasaray Lisesi] Edebiyat Muallimi oldu. Yeni edebiyatın en meşhur siması haline gelmişti. 1878 ile 1898 arasındaki 20 yıl, Ekrem'in hayatındaki en verimli devir olarak kayda layıktır. Muhtelif eserleriyle şiir, tiyatro, roman, tenkit ve sanat mevzuundaki telakkilerini - muarızlarının hücumlarına rağmen - bu devirde neşir ve telkin etmeye muvaffak olmuş, eserlerinin sayısı yirmiyi geçmişti.
******