Pratik Fransızca Konuşma Kılavuzu

Yazar : İzzet Hamit Ün
Yayın Tarihi : 1959
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 240
Ölçü : 14 x 20 cm
Yayınevi : İstanbul Kitabevi

Lisede öğrencilerin elde ettikleri yabancı dil bilgisinin yetersizliği birçok memleketlerde şikâyet konusudur. Bunun sebeplerini araştırırken üzerinde ısrarla durulması gereken bir mesele vardır. O da öğrencilerin orta öğretimde uzun müddet gramer, fonetik ve imla bahisleriyle hayli zaman kaybetme zorunda olmalarıdır. Gene zaruri olduğuna işaret ederek ilave edelim ki kelime hazineleri bir yığın livresque -kitabi- kelimelere münhasır kalmaktadır. Hâlbuki konuşma dili yani asıl canlı dil bu kelimelerle yetinmez, hatta edebi dile ait olan bu kelimelerin çoğunu kullanmaz. Alphonse Depras'nın çok iyi ifade ettiği gibi "Çok söylenmeyen birçok kelime ancak yazı dilinde kullanılır; buna mukabil konuşma dilindeki birçok kelimeler de yazı dilinde kalemin ucuna gelmezler." Yalnız klasik dilin kelimeleriyle yani okul kitaplarının kelimeleriyle meramını ifade etmek isteyenin ne dediği az çok anlaşılır, fakat o kendisine söylenenleri layıkıyla anlayamaz. Zira kelimelerin çoğu hakiki manaları dışında daha birçok anlamlarda kullanılır. Londra'da çok eski bir metotla Türkçe öğrenmiş olan bir İngiliz'in İstanbul'a geldiği vakit biletçiye "Tramvayı tevkif edin de nüzul edeyim" demesi buna bir misaldir. İşte bu durum ecnebiyi çok şaşırtır, hatta yıldırır. Öte yandan nakıs cümleler kelama sürat verdiğinden bunlarla konuşma dilinde sık sık karşılaşılır. Bir de nezaket formülleri gibi bir takım klişe haline gelmiş cümleler vardır ki bunların kelime kelime ana dile çevrilmesi acayip ibareler meydana getirir. Esasen ifade aczi ve zorluğu içinde bocalayan yabancı için bunları aynen belleyip yerinde kullanmaktan başka çare aramamalıdır. Lisede iken seçtiği yabancı dili kendi kendine geliştirmek için roman, mecmua okumayan; piyes seyretmeyen, radyo dinlemeyen veya bunlara vakit bulamayan kitlelerin noksanlarını telafi için başka memleketlerde yeni bir anlayışa eserler yayınlanmaktadır. Bu çeşit eserleri eline geçiremeyen meraklı bir genç bütün gayretine rağmen başarı elde edemeyince öğrenmek istediği dilin pek çetin olduğu neticesine varır ve kendisinin kabiliyeti olmadığına dair nefsinde bir garip bir duygu, bir kompleks peyda olur.
******