Paris Yazıları II Durumlar ve Duruşlar

Yazar : Nedim Gürsel
İsbn : 9754582416
Yayın Tarihi : Eylül, 2000
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 193
Ölçü : 13 x 19,5 cm
Yayınevi : T. İş Bankası Kültür Yayınları

Yeni cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın Pasifik'te başlattığı nükleer denemelere karşı dünyada giderek çoğalan sert tepkilere, bütçe açığını kapatmak için hükümetin koyduğu yeni vergilere ve sağda solda patlayan bombalara rağmen, yazın bitiminde bir şenlik Paris. Hemingway'in ünlü romanında anlattığı içki şenliğinden değil, kültür ve sanat şenliğinden söz ediyorum. Yeni çıkan kitaplar yine vitrinleri süslüyor. Sergilerin, sinemaların önünde kuyruklar oluşuyor. Ve televizyonda mutlaka ilginç bir kültür programıyla karşılaşıyorsunuz. Paris, her yıl olduğu gibi bu yıl da alıp götürmeye hazır sizi. Belki bir romanın dünyasına, bir filmin ya da oyunun büyüsüne, belki de bir konser salonunun coşkusuna. Roman mutlaka Goncourt Ödülüne adaydır, oyun daha şimdiden kapalı gişe oynamaya başlamıştır, konser salonundaysa herhalde kendini çok özleten ünlü bir şarkıcı söylüyordur. Tatil dönüşü, elbette bu özelliklerinden ötürü yaşadım Paris'e kavuşmanın heyecanını. Ama bu yıl, geçen yıllardan farklı bir başka nedeni daha vardı heyecanlanmamın, tatilde bile Paris'i düşlememin. Fransız TV'sinin üçüncü kanalında her hafta bir yazarı ele alan belgesellerin tiryakisi olmuştum. İki bin yılına dek sürecek bu edebiyat dizisi, kanımca, son yılların en önemli kültür olayıdır. Bir televizyonun, düzeyi hiçbir zaman düşürmeden, üç yüze yakın edebiyat belgeseli üretebilmesi gerçekten kolay iş değil. Bunu, konuyla yakından ilgili kişilerin, özellikle de bizim televizyoncuların bilmelerini isterdim. Üçüncü kanalda şimdiye dek görebildiğim filmlerde kimler yoktu ki! Colette, Giono, Bernanos, Sartre, Aragon... Sonra yabancı yazarlar, Faulkner, Pavese, Thomas Mann... Son olarak da Kafka'yı gördüm, nefis bir belgesel-di. Yalnızca Prag kentinin büyüsünü duyurmakla kalmıyor, yazarın karmaşık dünyasını, yaşadığı bunalımı ve yapıtlarına da yansıyan duygusal ilişkilerini tüm ayrıntılarıyla aktarıyordu seyirciye. "Yazarlar Yüzyılı" dizisi, sonuna geldiğimiz yirminci yüzyılın, tüm olumsuzluklarına rağmen boşuna geçmiş bir yüzyıl olmadığının en kesin kanıtı. Bu dizi yalnızca edebiyatseverlere değil, oldukça geniş bir kitleye ulaşmayı amaçlıyor. Ama ödün vermeden, işin tadını kaçırmadan, yani bir yazarı ve yapıtını magazinleştirmeden başarıyor bunu.
******