Osmanlı'da Seks Sarayda Gece Dersleri

Yazar : Murat Bardakçı
İsbn : 9757823023
Yayın Tarihi : Kasım, 1992
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 228
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : Gür Yayınları

Yüzlerce yıl boyunca itinayla saklanan, elden ele gizlice dolaşan, kulaktan kulağa fısıldanan metinler, bu kitapla ilk kez gün ışığına çıkıyor... Kitaplıkların tozlu raflarında kalmış, elyazmalarının sararmış sayfalarında unutulmuş yazılar bunlar... Osmanlı cinsellik metinleri... Öncelikle şunu belirtmemiz gerekli: Bu kitapta yaralan metinlerin hiçbiri bize ait değil. Bunları biz yazmadık, sadece bugüne kadar ele alınmayan cinsellikle ilgili Osmanlıca yazmaların bazı bölümlerini, bugünün diline çevirip naklettik. Yüzlerce yıl önce söylenmiş, yazılmış, çizilmiş konulardı bunlar... Ve en önemlisi, hepsi "bizim" öykümüzdü. Ama günümüzde her nedense üzerlerinde pek durulmamış, incelenmemişlerdi... O zamanlarda, bugünün "muzır" kavramı yoktu. "Uygunsuz" kadın ve erkekler yine işbaşındaydı ve hatta hem nüfusa göre oranları daha fazlaydı, hem de faaliyet sahaları daha genişti galiba. Kolluk kuvvetleri "uygunsuzlar"ı o zaman da toplar, şehir dışına sürer mahallenin namusunun temizlenmesine çalışılırdı. Ama günümüzde sık yaşanan bir şey, geçmişte pek bilinmezdi: Cinselliği yazan kaleme yasak yoktu... Hoşgörü, topluma bugünden daha fazla, egemendi. Siyaset uğruna nice başlar uçuran, din adına sıra sıra darağaçları dizen Osmanlı, gerçi iktidara karşı söz söyleyeni başkaldıranı bağışlamamıştı ama cinsellikten bahseden kaleme ses çıkartmamıştı. Bu serbestlik, "halk siyasetle uğraşmasın da ne yaparsa yapsın... " düşüncesinden mi kaynaklanıyordu, yoksa başka bir sebepten mi, bilmiyoruz... Ama görünen o ki, günümüzden çok daha fazla bir serbestlik vardı... Örneğin cinsel sağlıkla güç arttırıcı ilaçlardan, aşk teknikleriyle fizyolojik bilgilerden bahseden "Bahnameler" ... Hepsi, padişahından sıradan vatandaşına kadar, isteyenin elinin altındaydı... Veya bir Fazıl Bey... Türk Edebiyatında, onun kadar açık sözlü bir şair herhalde gelmemiş, hatta ondan sonra da çıkmamıştı... Yahut bir Türk Galip... İmparatorluğun bir paşasıydı...
******