Osmanlı-Türk Sivil Mimarisinde Pencere Açıklıklarının Gelişimi

Yazar : Nihal Yöney Uluengin
İsbn : 9757438618
Yayın Tarihi : Ocak, 2000
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 221
Ölçü : 19,5 x 27,5 cm
Yayınevi : YEM Yayın

Mekân ışıkla var olur. Işık yapıda sınırlanan mekânın ayrılmaz bir parçasıdır. İnsan doğal ortamdan ayırdığı, koruyup üzerini örttüğü, duvarla sınırladığı mekân parçasını, yine kendi uğraşı ile ışık ve hava alabilmek için yer yer yırtınış, açınış, boşluklar oluşturmuştur. Geleneksel duvarda boşluk kavramı ile tanımlanan pencere, yapının cephesinde dolu - boş, saydam-sağır kontrastını oluşturan, biyolojik ve psikolojik açıdan iç-dış ilişkisini sağlayan bir elemandır. Yapı yüzeyinde boşluğun boyut, oran, renk ve ritm etkisi yüzeyi oluşturan diğer elemanlarla ve kendi arasındaki orantısı, cephelerin görsel etkisini oluşturur. Pencere elemanının değişik aralık ve periyotlarla kullanılması geometrik ve sayısal değerlere köklü bir alışkanlıkla bağlı bulunan insan üzerinde büyük etki yapar. Boşluk düzeninin ritm etkisi yanında, boşluğun çevrelenmesi, bezenmesi, süslenmesi, yapı yüzeyinin ve strüktür elemanlarının malzemesi, rengi ve kokusu bu alanda sınırsız çeşitleme olanağı sağlar. Nitekim boşluk, başlangıcından bugüne kadar her uygarlığın kişiliğini belirten bir tutumla ele alınmış ve işlenmiştir. Türk- İslam geleneğinde de çeşitli iklim malzeme ve yaşantı koşullarının bulunmasına rağmen yapı tiplerinde kendine özgü bir gelenek ve yapı anlayışı izlenir. Türk sivil mimarisinde ev, zemin katta sokağa açılmaz, içe dönük, koruyucu ve ağırdır. Buna mukabil esas kat genellikle zemin katın üzerinden sokağa taşar, dışa açık, esnek ve hafif yorumlanmıştır.
******