Osmanlı Tarihi Ansiklopedisi Cilt 3

Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 224
Ölçü : 18 x 27,5 cm
Yayınevi : Türkiye Gazetesi

İstanbul'da yaşamış olan evli-yanın büyüklerinden. Peygamber efendimizin torunlarından olup seyyiddir. Buhara'da doğdu. Doğum tarihi bilinmemektedir. İstanbul'a geldi ve Fatih'te yıllarca talebe yetiştirdi. 1516 (H.922) tarihinde vefat etti. Kabr-i şerifi, Fatih Camii'nin batısındaki bir mescid kenarında olup, ziyaretçiler feyz ve bereketlerinden istifade etmektedirler. Emir Ahmed Buhari, Hace, Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerinin talebesidir. Onun hasta kalplere şifa olan sözleri' ile Yetişti: Ubeydullah-ı Ahrar kendisini çok sever, nerede görse ayağa kalkar, tazim ve ikramlarda bulunurdu. Seyyid Ahmed mahcubiyet içerisinde hocasına; "Muhterem efendim! Benim için gösterdiğiniz tazim bizi üzmektedir" deyince, Ubeydullah-ı Ahrar; "Size nasıl tazim etmeyelim ki? Sizi gördüğümüz zaman iki büyüğün azametini müşahede etmekteyiz. Biri, sevgili Peygamberimiz Muhammed aleyhisselamın neslindensiniz. Diğeri de Hace Mahmud incir-fagnevi ceddinizdir" buyururdu. Seyyid Ahmed Buharı, hocasının talebelerinden Simavlı Abdullah-ı ilahı ile birlikte Anadolu'ya geldi. Ona tabi olup hizmetine girdi. Ahmed Buhari, Simav'da bir müddet kaldıktan sonra hocasından izin alarak hacca gitti. Bir sene kadar Kudüs-i şerifde, bir sene de Mekke-i mükerremede kaldı. Hocası Abdullah-i. ilahı, Simav'dan hacca gidenlere tembih ederek Ahmed'in artık gelmesini istedi. Haberi alan Ahmed; "Başüstüne" diyerek, o sene hacılarla beraber Simav'a geldi. Bir müddet daha Simav'da hocasının hizmetinde bulunan Ahmed-i Buhari, bir gün hocasına; "Efendim! İstanbul evliyasını merak eder dururum. Müsaade ederseniz, gitmek istiyorum" dedi. Hocası da; "Bizi de sık sık İstanbul'a davet ediyorlar. Vezir, kazasker Manisalı Çelebi, hediyeler ve haberciler göndermiş, gelmemi istemişler. Sen önce git, bize oradan haberler gönder. Durum nedir öğrenelim" buyurdu. Ahmed-i Buhari yola çıktı ve İstanbul'a geldi. Emir Ahmed-i Buhari hazretleri buyurdu ki: "İstanbul'a geldim. Fakat ne bir kimse beni tanırdı, ne de ben bir kimseyi. Vefa'ya gittim…
******