Osmanlı Tarihi Ansiklopedisi Cilt 1

Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 223
Ölçü : 18 x 27,5 cm
Yayınevi : Türkiye Gazetesi

Anadolu Selçuklularından sonra hizmet nöbeti Kayı Boyu'na geçmiştir. Küçücük bir beylikten kısa zamanda cihan devleti durumuna gelen Kayı'nın aziz temsilcisi Osmanlı Türkü, İslamiyet'in son din olduğuna iman etmiş, ilme, san 'ata ve insanlığa asırlarca faydalı olmuştur. Osmanlı Devleti, İslamiyet'in emrettiği şekilde, farklı din ve milletlere mensup çeşitli unsurlar arasında sağlam bir ahenk tesis etmiştir. Böylece geniş insan toplulukları nezdinde sosyal adaleti kurmakla dünya tarihinde, kudretli ve cihanşümul bir siyasi varlık göstermiştir. Osmanlı sultanlarının idealleri, kendi tabirleri ile "Nizam-ı âlem" fikri üzerinde toplanıyor ve devletin hikmet-i vücudu; milli, İslami ve insani esaslara bağlı bir cihan hâkimiyeti düşüncesine dayanıyordu. Endonezya'dan İspanya'ya, Kırım'dan Yemen'e kadar Müslüman milletlerin hamiliğini yapan Osmanlılar, daima mazlumların yanlarında yer almışlar, fethettikleri yerlere, hizmetin en üstününü götürmüşlerdir. Büyüklüğü, bütün hasletleri ile üzerinde taşıyan Türk ordusunun fethettiği bir Hristiyan köyünde, aynı gün aç ve açıkta olan kalmaz, kimsesi olmayan dul kadına o gün aş çıkar, giyecek ve barınak te'min edilirdi. Bu sebeple, Hristiyan âlemi, atalarımız Osmanlı Türk'ünü daima kurtarıcı olarak karşılamıştır. Osman Gazi'nin; "Gayemiz kuru bir cihangirlik davası değildir" şeklindeki son sözleri, bütün sultanlara rehber olmuş, bu vasiyetten ayrılmamak· için gayret sarfetmişlerdir. Pir-i rami olmuş, yarım yüzyıl devlete hükmetmiş bir cihan padişahını hasta hasta sefere çıkartan ne olabilir? Özi kalesi elden çıktı diye acısına dayanamayıp kısa zamanda vefat eden bir sultanın hali nasıl izah edilebilir? "Asker evlatlarımız parçalandı" diye ah ettiren acı nasıl bir acıdır? Ölüm döşeğinde kendisine; "Şimdi Allah'la olmak zamanıdır" diyen lalasına; "Lala, Lala! Sen şimdiye kadar bizi kiminle sanırdın" diyen sultanı yetiştiren iman, ahlak, ideal ve yüksek fikri iyi tanımak, derinden kavramak lazımdır.
******