Osmanlı Şaheserleri Sergisi

Yayın Tarihi : 2001
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 86
Ölçü : 22 x 27 cm
Yayınevi : Portakal Sanat ve Kültür Evi

Müze conservateur'leri, tutkulu koleksiyoncular, tecrübeli antikacılar bazı eserlerin, ortaya çıkışlarından, yaratılışlarından itibaren kendilerine ait bir hayatları olduğuna inanırlar. Bir zamanlar, sarayları, şatoları, malikâneleri, köşkleri, yalıları süsleyen tombakların, gümüşlerin, porselenlerin, heykellerin ve duvarlarına asılan tabloların, hilyelerin, levhaların, zaman içinde elden ele dolaştığını ve eğer deyiş yerindeyse kendi hayat çizgilerini izledikleri bilinen bir gerçek. Çoğu kez bir müzede noktalanır bu çizgi. Ama bu defa başlayan yeni bir serüvendir. Artık onun güzelliğini, sanat tarihi içindeki yerini, önemini, izleyecek olanların sayısı artmıştır. Bakışlar değişmiştir. İlgi alanı genişlemiştir. Bu nedenle onların geceleri dinlenmeleri gerektir. Müzeler, bu nedenle, geceleri ziyaretçilere kapalıdır. Geçmişin derinliklerinden günümüze ulaşan bir sanat eserinin, her dönemde, hatta her yerde ayrı bir öneme sahip olduğunu her sanatsever bilir. Bunlar her el değiştirmede, çoğunlukla değer kazanırlar. Çünkü unutmamak gerektir ki, gerçek koleksiyonlar, yaşayan, dolayısıyla değişime açık koleksiyonlardır. Şu ya da bu nedenle (her zaman maddi ihtiyaç dolayısıyla değil) elden çıkarılan eserler vardır. Bu eserlerin sahipleri, kimi zaman İngiltere Kraliçesi, Ağa Han, Henry Ford ya da Rockefeller olmuştur. Öylesine güçlü şahsiyetler vardır ki, onların, bir zamanlar sahip oldukları, karşısına geçip her gün baktıkları eserler ya da kullandıkları objeler ister istemez onların da izlerini taşır. Böylece, o eserin yeni sahibi, o eser ya da obje ile birlikte o anıları da satın alıyormuş gibi gelir bana. Dedemin sattığı birçok eseri babamın da sattığı biliyorum. Hem dedemin, hem babamın sattığı eserler var ki, onları yeniden satmak bana nasip oldu. Tüm bu düşünceleri ve duyguları, bu sergiyi düzenlerken yaşadım.
******