Osmanlı Kültür ve Medeniyeti - 1

Yayın Tarihi : 2006
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 448
Ölçü : 12,5 x 18 cm
Yayınevi : Türkiye Gazetesi Yayınları

Osmanlı Devleti, farklı din ve milletlere mensup çeşitli unsurlar arasında sağlam bir ahenk tesis etmiştir. İlme, sanata ve insanlığa asırlarca faydalı olmuştur. Geniş insan toplulukları nezdinde sosyal adâleti kurmakla dünyâ târihinde, kudretli ve cihanşümul bir siyâsî varlık göstermiştir.
Endonezya'dan Ispanya'ya, Kırım'dan Yemen'e kadar Müslüman milletlerin hâmiliğini yapan Osmanlılar, dâimâ mazlumların yanında yer almışlar, feth ettikleri yerlere, hizmetin en üstününü götürmüşlerdir. Fethettiği yerlerdeki insanlar hangi dinden, hangi ırktan olurlarla olsunlar kimseyi aç ve açıkta bırakmamışlar; herkese giyecek ve barınak temin etmişlerdir. Bu sebeple, Hıristiyan âlemi, atalarımız Osmanlı Türkü'nü dâimâ kurtarıcı olarak karşılamıştır.
Osmanlı sultanlarının idealleri, kendi tâbirleri ile "Nizâm-ı âlem" "i'lây-ı kelimetullah" ve "Kızılelma" fikri üzerinde toplanıyor ve devletin hikmet-i vücûdu; millî, İslâmî ve insânî esaslara bağlı bir cihan hâkimiyeti düşüncesine dayanıyordu.
Osman Gâzi'nin; "Gayemiz kuru bir cihangirlik dâvası değildir" şeklindeki son sözleri, bütün sultanlara rehber olmuş, bu vasiyetten ayrılmamak için gayret sarf etmişlerdir.
Osmanlı sultanları vatanı ve milleti her şeyin üzerinde tutarlardı. Tebealarını kendi evladı kabul etmişler, onların dünyâ ve âhiretlerini kurtarmayı kendilerine en büyük gaye edinmişlerdi. Pîr-ifânî olmuş, yarım yüzyıl devlete hükmetmiş bir cihan pâdişâhı olan Kânûnî Sultan Süleymân Han'ı hasta hasta sefere çıkartan işte bu gâye idi.
Osmanlı pâdişâhları sâlih, dindar kimselerdi. Bütün ihtişamlarına rağmen Cenab-ı Hakk'a kullukta, O'na ibâdette kusur etmemekte âzamî dikkat gösterirlerdi. Yavuz Sultan Selim Han'ın, ölüm döşeğinde kendisine; "Şimdi Allah'la olmak zamanıdır" diyen lalasına; "Lala, Lala! Sen şimdiye kadar bizi kiminle sanırdın?" demesi bunun en güzel ispatıdır...
******