Osmanlı Hukuku'nun Yapısı

Yazar : Erol Özbilgen
Yayın Tarihi : 1985
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 144
Ölçü : 16 x 23 cm
Yayınevi : Nihal Kitabevi

Tanzimat Dönemi Öncesindeki Osmanlı hukukunun nedense yeteri kadar önemsenmemesi kamuoyunda ve Osmanlı Tarihi araştırmaları yapan bazı çevrelerde birbirinden önemli iki yanlış saplantıyı oluşturmuştur. Bunlardan ilki aynı yanlış mantık içinde diğerinin de nedenidir. "Tanzimat" öncesindeki Osmanlı Hukuku salt İslam hukukundan, Şeriattan ibaret bir şey olarak değerlendirilmektedir. Bu olguda son devir hukukumuzun önemli eseri Mecelle'nin etkisi küçümsenemez. Çeşitli vesilelerle onun ana ilkelerinin (kavaid-i külliyye'sinin) hukukçular tarafından çoğu kez ezberden söylenivermesi, gerekse bilim ve din adamlarınca Tarih içindeki yeri dikkate alınmadan konu edilmesi, Osmanlı Hukuku'nun kamu oyunda bazan "Mecelle", bazan da "Şeriat" olarak özlüğü pek araştırılmadan isimlendirilmesine yol açmıştır. Diğer taraftan araştırmacılarca Osmanlı ülkesinde hukuk olayı öteden beri Tanzimat Fermanı'yla başlatılageldiği ve içeriğindeki "esbab-ı mucibe" (gerekçeler) nitelikli açıklamalar da "önerme" gibi ispatsız kabul edildiğinden Osmanlı padişahlarının uyrukları üzerinde sonsuz kudret sahibi despotlar oldukları fikri iyice yaygınlaşmıştır. Hatta rahmetli hocam Prof. Dr. Cevat (Eren) Bey Yakın çağ Kürsüsü'ndeki bir dersinde "Osmanlı Padişahları öyle sanıldığı gibi sonsuz kudret ve hukuken sınırsız otorite sahibi fali-i mutlak kişiler değildiler!" dediği zaman şaşanlar arasında ben de vardım. Bugün elinizdeki kitapla hocamın görüşü yönünde bir araştırma gayreti göstermiş oluyorum. "Giriş" ile "Bibliyografya" bölümlerinde belirtmek istediğim gibi, Osmanlı hukukunu kendi bütünü içinde konu edinen araştırmaların yokluğu ve benim de resmi görevim dışındaki zamanlarda yürütebildiğim çalışmalarımla yetinmek zorunda oluşum nedeniyle bu kitap ancak çok uzun bir hazırlık süresinden sonra gerçekleşebilmiştir. Osmanlı Milletler Topluluğu ile kültür ve medeniyet çatışmasını (akkültürasyon olayını) sürekli yürütmüş olan Avrupa ülkeleri bir kültür bütünü oluştururlar. Osmanlı kültür ve medeniyeti de hukukuyla beraber, kendine özgü bir bütün oluşturmaktadır. Bu nedenle Tanzimat öncesi hukukumuzun özellikleri dikkate alınmadan, modern Batı hukuku mantığı, felsefesi...
******