Osmanlı Devletinin Saray Teşkilatı

Yazar : Ord. Prof. İsmail Hakkı Uzunçarşılı
Yayın Tarihi : 1988
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 587
Ölçü : 16,5 x 23,5 cm
Yayınevi : Türk Tarih Kurumu

Osmanlı tarihine dair gerek lisanımızda ve gerek yabancı dillerde birçok eser yazılmıştır. Bunların bir kısmı Osmanlıların ilk devirlerine ait Türkçe tarihlerle vak'anüvis tarihleridir; eğer bir mütetebbi bu Osmanlı tarihlerini okuyacak olursa üç kıtaya yayılmış olan bu muazzam imparatorluğa ait pek sathi ve bir kısmı da noksan ve yanlış malumat sahibi olur; yabancı dillerde yazılmış olanların pek çoğunun mütalaaları ise indi tahliller ve garazkarane muaheze ve tenkitlerle dolu olarak görülür. Osmanlı tarihi olarak yazılmış ve bizde en çok tanınmış ve okunmuş olan - Hammer'in Devleti Osmaniye tarihinin tesiri altında kalan ve Osmanlı tarihindeki bilgisi bu kitaba inhisar eden bir kariin Osmanlı tarihi hakkında ne kadar hatalı bir fikre sahip olacağı kolayca anlaşılır; hâlbuki bu eser diğer ecnebilerin yazdıkları Osmanlı tarihlerine nazaran daha az hatalı olmakla beraber birçok yerlerinde iğneleyici ve haksız tenkit ve muahezeler görülür. Şimdiye kadar Türkçe olarak yazılı Osmanlı tarihleri arasında bazı noksanlarıyla beraber derlitoplu faydalı bir eser varsa o da Mansuri Zade Mustafa Paşa merhumun Netayicülvukuat isimli muhtasar Osmanlı tarihidir. Bu kitabı okuyan bir mütetebbi Osmanlıların siyasi, idari, içtimai, askeri ve mali kudret ve teşkilatını velev kısa da olsa görür ve bu devlet hakkında doğru bir malumata sahip olur; bugün Osmanlı tarihine nüfuz edebilmek için Netayicül-vukuat'dan başka muhtasar, müfid elde henüz bir tarih olmadığını - maalesef - açıkça söylemek yanlış olmaz kanaatindeyim. Asırlardan beri islamiyeti kabul etmiş ve müslümanlığa pek büyük hizmetlerde bulunarak alemdarlık yapmış olan biz Türklerin aradan bin üçüyüz küsur sene geçmiş olmasına rağmen elimizde henüz etraflı bir İslam tarihi bulunmadığı gibi Türk olmamıza rağmen bir Türk tarihi de yazmadığımız gözönüne getirilecek olursa tarihte en şerefli mevkileri bulunan Türklerin bu hususta ne kadar ihmal edilmiş olduğu hayret ve esefle görülür...
******Ord. Prof. İsmail Hakkı Uzunçarşılı