Osman Ağa "Topal Osman"

Yazar : Ömer Sami Coşar
Yayın Tarihi : 1971
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 77
Ölçü : 14 x 20 cm
Yayınevi : Harman Yayınları

Giresun limanına gelen vapurdan, yüzü ıstırapla kavrulmuş bir adam iniyordu. Elindeki bastona yükünü veriyor, sağ ayağım güçlükle, atıyordu. 1913 yılının kış günlerine daha yeni varmıştık. Feridunzade Osman Bey, hemen Hacı Hüseyin mahallesindeki baba evine yollanmış, mahallenin ortasındaki dibek taşının önünden geçerken de bir garip olmuştu. Bir yıl önce burada ne ümitlerle toplanmışlardı! Balkan Harbi'nin başladığı günlerdi. Giresun'un yarı nüfusunu teşkil eden Rumlar, Yunan, Sırp, Bulgar ordularının Rumeli'de Osmanlıya saldırışı karşısında, tatlı heyecanlarını, sevinçlerini gizlemiyorlardı. Şehrin öte yarısında ise 29 yaşında bir genç, Balkanlarda dövüşmek için gönüllü topluyordu. Babası Hacı Mehmet Efendi, 51 altın ödeyerek bedel vermiş, oğlunun cepheye gitmeyip Giresun'da oturmasını sağlamıştı. Belki de evlat ilk defa babaya isyan ediyordu! Askerlik şubesine koşmuş, bedeli iade ettiremeyince de gidip gönüllü kaydını yaptırmıştı. 1912 yılının ekim aylarındaydı. Hacı Hüseyin mahallesindeki dibek taşının etrafında 65 gönüllü toplanmıştı. Osman Ağa bunlara silah, elbise de sağlamıştı. Varlıklı bir ailenin evladı idi. Kayınpederi İsmail Ağa da 30 - 40 kantar fındık yapardı. Rahat yaşayabilmek için hemen her şeye sahipti. O gün cebinden çıkardığı keseden her gönüllüye birer kırmızı lira vermişti. Evlere bırakacaklardı O günlerde köylerde bir kırmızı lira ile bir, iki ay idare etmek mümkündü. Osman Ağa öylesine ümitliydi ki; " - Bu bitene kadar döneriz" demişti. Mahallenin imamı Raşid Efendi duayı okumuş, düğüne gider gibi, rahat, kaygusuz limandan gemiye binip gitmişlerdi. İstanbul'dan cepheye koştuklarında, kötü bir idare altında Osmanlı Ordusu, Trakya topraklarında gerilemeğe başlamıştı bile. Ateşe girmişler, savaşa savaşa Çatalca hatlarına kadar gerilemişlerdi.
******