Ortadoğuda Devrim Yılları Bir Büyükelçinin Anıları

Yazar : Mahmut Dikerdem
Yayın Tarihi : 1977
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 191
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : İstanbul Matbaası

5 Haziran 1967 Pazartesi günü öğleden sonra zamanın Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil ile makamında görüşmeye gidiyordum. Üç yıldan beri Aha (Gana) Büyükelçisi idim, izinli olarak yurtta bulunuyordum. Görevime dönerken - adet olduğu gibi - Bakanla görüşüp talimatını alacaktım. Aynı günün sabahı ilk saatlerde İsrail devleti silahlı kuvvetlerinin Mısır'a karşı ani bir saldırıya geçtiği BBC Radyosundan duyulmuştu. Gerçi birkaç gün önce Mısır Cumhurbaşkanı Nasır'ın Akabe Körfezinin kapatıldığını açıklaması üzerine İsrail Hükümeti bu kararı bir "savaş nedeni" sayacağını dünyaya ilan etmişti ama İsrail'in bu kadar çabuk harekete geçmesi yine de beklenmiyordu. Ortadoğu'da savaşın başladığı haberi bütün dünyada olduğu gibi Ankara'da da heyecan ve kaygı yaratmış, patlayan barut fıçısındaki ateşin nerelere kadar yayılacağı sorusu zihinlere takılmıştı. 5 Haziran sabahının erken saatlerinde radyoların verdiği haberler henüz bulanıktı. Öğleye doğru alınan en önemli haber Sovyetler Birliği'nin - Amerika Birleşik Devletleri müdahale etmediği takdirde - savaşa karışmayacağı yolundaki resmi bildirisi idi. Arap - İsrail çatışmasının gelişmelerini izlemek üzere Dışişleri Bakanlığına gittim. Ortadoğu işleriyle ilgili daireye durumu aydınlatıcı bilgiler henüz gelmemişti. Kudüs suskunluk içindeydi. Arap merkezlerinden ise, birbirini tutmayan telgraflar gelmeye başlamıştı. Öğleden sonra yine Bakanlığa gittiğimde Çağlayangil ile görüşebileceğimden şüpheliydim, çünkü Bakan Büyük Millet Meclisinde İsrail saldırısı karşısında Türk Hükümetinin görüşünü belirlen bir açıklamada bulunacaktı. Fakat randevularına sadık olan Çağlayangil tam saatinde makamına gelip beni kabul etti... Bir saatten fazla süren görüşmemizden sonra Bakanın yanından ayrılırken, özel kalem odasında bekleyen bazı yüksek dereceli arkadaşlar Çağlayangil ile günün önemli olayı üzerinde konuştuğumuzu sandılar. Böyle sanmakta haklıydılar da, çünkü on yıl süre ile Arap ülkelerinde hizmet gördüğümü biliyorlardı...
******