Ömrüm Benim Bir Ateşti Ahmet Haşim'in Hayatı, Sanatı, Estetiği, Dramı

Yazar : Beşir Ayvazoğlu
İsbn : 9758950762
Yayın Tarihi : Şubat, 2006
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 360
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Bahsi Geçen : Ahmet Haşim

Ahmet Haşim. 1932 yılında tedavi maksadıyla gittiği Frankfurt'tan dönüşünde intibalarını Mülkiye Mecmuası'nda Milliyet gazetesinde yayımlamış, ölümünden kısa bir süre önce de Frankfurt Seyahatnamesi adıyla kitaplaştırmıştı. Bu küçük, fakat nefis kitabı okuyanlar, Haşim'in büyük Alman şairi Goethe'nin evini anlattığı "Faust'un Mürekkep Lekeleri" başlıklı yazısını hatırlarlar. Bir yığın ilmi ve teknoloji başarı elde eden "Herr Doktor"ların vatanında, eski bir şairden başka bir şey olmayan Geothe'yi ölümünden yüz yıl sonra ziyaret ederek iki kişinin bile bulunamayacağını düşünen zavallı Haşim, soğuk bir ürpermeyle açılan kapıdan içeri girip de çocuklardan, genç kızlardan, delikanlılardan, şık kadın ve erkeklerden oluşan, gayet temiz, neşeli ve heyecanlı bir kalabalıkla karşılaşınca hayretten donakalır. Üstelik bunların hepsi Alman'dır, yani sırf tecessüsün oraya sürüklediği "seyyah ve yabancı nev'inden vahi ve lakayt bir yığın değil". Evet, Haşim hayretler içinde kalır; çünkü kıymetlerin bozuk para gibi harcandığı bir ülkeden gelmiştir. Yine de, yirmi otuz yıl sonra, kendisinin de unutulacağı, değil yaşadığı mekânların, şiirlerinde kullandığı dilin bile yerinde yeller eseceği ve adını- edebiyatla profesyonel olarak ilgilenenler dışında- kimsenin hatırlamayacağı aklının ucundan geçmemiş olmalıdır. Hâlbuki Geothe'nin Faust'u yazarken çalışma masasında bıraktığı mürekkep lekeleri hala yerli yerindedir. Haşim, ne yazık ki, uzun zamandır, dil bakımından yeni nesillerin ulaşamayacakları bir yerde duruyor. Bugünkü haline bakınca, Türkçe'nin bir zamanlar Baki'leri, Şeyh Galib'leri, Ahmet Haşim'leri, Yahya Kemal'leri, Necip Fazıl'ları yetiştirmiş olduğuna inanmak çok zordur. Onlar sanki başka bir dilin, başka bir kültürün şairleri. Başka bir kültürün dedim; çünkü sorumsuzca müdahalelerle Türkçeyi sonunda bir kabile diline benzetmeyi başaranlar, yeni nesillerin, sadece edebiyatımızın geçmişiyle değil, dil ve edebiyat vasıtasıyla bugüne aktarılması gereken kültürle de irtibatını kesmişlerdir...
******