Ölümünün 10. Yıldönümünde Ataç'ı Anış

Yazar :
Yayın Tarihi : 1968
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 110
Ölçü : 14 x 19,5 cm
Yayınevi : Türk Dil Kurumu
Bahsi Geçen : Nurullah Ataç

Sayın dinleyiciler, Buraya Ataç'ı anmak için toplandık. Tam on yıl önce bugün aramızdan ayrılmış olan Ataç, çağımız Türkiye'sinin büyük değerlerindendir. Son 25-30 yıl içinde, Türk edebiyatına onun kadar etki yapmış ikinci bir kişi gösterilemez. Dil devrimimize de, Atatürk'ten sonra, en büyük hizmeti o yapmıştır. Ataç'ın bu gücü, geniş kültüründen, sağlam düşüncesinden, büyüleyici sanatından ve hatıra gönüle bakmayarak doğruyu savunmasından geliyor. Dil davasıyla ancak 1941'lerde yakından ilgilenmeye başlayan Ataç, ömrünün son on yılında düşünürlüğünün bütün verimini, edebi kültürünün bütün mayasını, sanatının bütün alımlılığını, eleştiriciliğinin bütün yargılarını dili özleştirme uğruna harcamıştı. Bu toplantıda değerli konuşmacı arkadaşlarım onun kişiliğini çeşitli yönleriyle belirteceklerdir. Kendisiyle Kurum çatısı altında uzun yıllar birlikte çalışmış olan ben ise bu konulara birkaç cümle ile dokunduktan sonra, zamanın elverdiği ölçüde, rahmetli ile ilgili birkaç anımı anlatmak istiyorum. Ataç, yaradılıştan devrimci idi. Son nefesine kadar ilginç bir insan olarak kalması, zamanın daima önüne geçebilmesinden, daima yeniyi ve daha güzeli aramasındandır. Ataç, birçok yazarlar, düşünürler gibi yaşarken eskimiş kimselerden olmadı. Hep genç kaldı ve gençlere önder olma niteliğini yitirmedi. Ölümünden sonraki şu onuncu yılda bile gençler onun arkasından gitmektedirler. Yahya Kemal'in Yavuz Sultan Selim için yazdığı \ mısraını eleştirici Ataç için de tekrarlamak çok yerinde olur. Onun işi, gücü sanki edebiyat dünyasının düzenini sağlamaktı. Yeni çıkan bütün sanat eserlerini okur, onlar üzerinde düşündüklerini yetkili bir kalem ve etkili bir dille yazardı. Anadolu'nun uzak köşelerinde çıkan dergilerdeki amatör yazılarını bile izler; umutlu bulduğu gençleri yüreklendirir; bayağılığa düşenleri azarlardı. Tanınmış bir yazarın yeni çıkmış bir yapıtını beğenmemişse, en yakın arkadaşı olsa bile, onu hırpalardı. Bundan dolayı bütün yazarlar kendisinden çekinirler, sun bulunmamızın acısı daha derin olarak belirir.
******