Okuruma Mektuplar

Yazar : Nurullah Ataç
İsbn : 9755100180
Yayın Tarihi : 2000
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 231
Ölçü : 12,5 x 19,5 cm
Yayınevi : Can Yayınları

Ataç yazılarını yazarken şaşılacak kadar emek verir, özen gösterirdi. Kaleminden çıkanların konuşur gibi yazılmış görünmesi, söyleşiyi andırması her yazıda uzun çabalarla sağlanmış sonuçlardır. Prof. Mustafa Canpolat, Ataç'ın Türk Dil Kurumu'ndaki odasında kalmış yazı karalamalarını konu edinen incelemesinde (Ataç Nasıl Yazardı? Türk Dili, sayı 188, Mayıs 1967) şöyle der: "En çok yazılarının başlangıcında güçlük çektiği görülüyordu. Bir yazıya 5-10 kez başlayıp beğenmediği, sonunda istediği gibi bir biçim verdiği anlaşılıyordu ( ... ) Yazılarını basıma verirken en küçük bir silinti, çizinti kalmamasına dikkat ederdi." Prof. Canpolat, Ataç'ın Prof. Ahmet Ateş'e devrik cümle konusundaki yanıtıyla ilgili yaptığı dört ayrı karalamaya dayanarak, sözcüklerini nasıl özenle seçtiğini, cümlelerini ne büyük özenle kurduğunu gösteriyor. Ataç sürekli yazdığı dergi ve gazetelerdeki yazılarına genel başlıklar seçerken de özenli bir arayış içindeydi. Örneğin Haber-Akşam Postası'nda 1931'den itibaren yazdıkları Hayata Dair başlığını taşıyordu. 1938' de Akşam'a yazdıklarında Sözden Söze, Denilebilir ki, Dağınık Sözler, Derkenar başlıklarını kullandı. 1944'te Ulus'ta Sözün Gelişi, Söz Arasında, Karalama Defterinden başlıklı söyleşileri çıkmaya başladı. Bütün bu başlıklar onun yazdıklarının içeriği kadar anlatımında izlenen yolları da belirler. 1932' de Edebiyat gazetesi ve Mektep dergisinde başlayan bir dizi yazısı ise Keziban'a Mektup -daha sonra Ayşe'ye Mektup- adını taşımaktadır. 1951' de Pazar Postası'nda başlayan -elinizdeki bu kitapta bir arada sunulan- bir dizi yazısının başlığı da Okuruma Mektuplar'dır. Mektup türü Ataç'ın bir yakınına, dostuna açılmaya, onunla söyleşmeye, ona içini dökmeye benzeyen anlatımına çok yatkındır. Bu mektupları kaleme alırken her zaman olduğu gibi titiz, özenli bir yazı işçisidir: "Bu mektubumu çabucak yazamadım. Kolay yazamam zaten, her yazım kısa da olsa saatlerce uğraştırır beni…'
******