Nurettin Topçu

Yazar : İsmail Kara
İsbn : 9789751734693
Yayın Tarihi : 2009
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 395
Ölçü : 23,5 x 28,5 cm
Yayınevi : Kültür ve Turizm Bakanlığı
Bahsi Geçen : Nurettin Topçu

II. Meşrutiyet'in ikinci yılında İstanbul'da dünyaya gelen, ilk ve orta tahsilini Osmanlı Devleti'nin son yıllarında, lise tahsilini Cumhuriyet devrinde, üniversite tahsilini ve felsefe' doktorasını Fransa'da tamamlayan Nurettin Topçu (7 Kasım 1909 - 10 Temmuz 1975) orijinal fikirleri olan bir felsefeci-ahlakçı, çokça talebe yetiştirmiş bereketli bir muallim, velut bir yazar, dergici ve tavizsiz, yer yer sert denebilecek muhalif bir mücadele adamıdır. Onun coğrafya olarak Anadolu'yu, tarih ve kültür olarak Selçuklu-Osmanlı tecrübesini merkeze alan, buradan en geniş ve belirleyici daire olarak islama, hususen tasavvufa intikal eden, Batı dünyasına ve insanlık tecrübesine uzanan bütünlüklü bir düşünce dünyası vardır. Meselelere esas itibariyle ahlak üzerinden yaklaşır. Cumhuriyet devri Türk felsefecileri ve aydınları arasında ahlak konusunda en çok metin kaleme alan ve bu sahadaki vurgularını bütün hayatı boyunca ısrarla sürdüren kişi Topçu olmalıdır. Doktora tezinde geliştirdiği ve birçok yazısında işleyeceği "isyan ahlakı" fikrini, M. Blondel'in, bazı bakımlardan Kant ve Bergson etkileri taşıyan hareket (action) felsefesinden ilhamla geliştirmiş ve meseleye tasavvufu dahil ederek determinist, rasyonalist, sosyolojist, pragmatist ahlak anlayışlarının ve düşünme biçimlerinin karşısında bir düşünce, bir tez olarak inşa etmiştir. Şubat 1939'da çıkarmaya başladığı ve ismiyle birlikte hatırlanan derginin adının Hareket olması da doğrudan bu çizgiyle alakalıdır. Topçu ilk yazılarından itibaren bir taraftan Osmanlı-Cumhuriyet modernleşmesini hesaba katarak fakat onu aşmayı hedefleyerek tenkitçi bir bakış açısıyla yeni bir insan, millet, devlet modeli keşf ve inşa etmeye çalışırken diğer taraftan bunların o günün şartlarında ve tarihin içinden akıp gelen sağlam zeminler üzerinde oluşmasını mümkün kılacak bir rönesans fikri; bir tarih, ilim, sanat, ahlak, felsefe, tasavvuf ve din anlayışı geliştirmeye yönelmiştir. Bu yolda metafiziği dışlayan felsefi temayüllere karşı çıktı; duygu, akıl sezgi ve aşk kavramlarını yeniden yorumlayarak ahlak ağırlıklı bir felsefe kurdu; kendisinden önce başlayan Anadolucu milliyetçiliği islam merkezli bir yoruma taşıdı…
******İsmail Karaca