Nermi Uygur'un Felsefe Dünyasından Kesitler

Yazar : Betül Çotuksöken
İsbn : 9757942111
Yayın Tarihi : 1995
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 140
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : Kabalcı Yayınevi
Bahsi Geçen : Nermi Uygur

Nermi Uygur'un -şimdiye değin- kaleme aldığı bütün yapıtlarında dil ve kültür ile ilgili sorunlar büyük bir yer tutar. Bu nedenle, onunla ilgili olarak yapılacak ilk ve belki de oldukça kapsamlı bir çalışmanın herşeyden önce bu konulara ağırlık vermesi bir gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır. Yaşam öyküsünden de anlaşılacağı gibi, Nermi Uygur, yarım yüzyılı aşkın bir süre, Cumhuriyet Türkiye'sinin yüksek öğretim çerçevesinde temel taşı durumunda olmuş olan İstanbul Üniversitesi'nde -Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü hem öğrenci hem de öğretim üyesi olarak bulunmuştur. 1992 Ocak ayında da aynı kurumdan emekliye ayrılmıştır. Şu sırada gerek adı geçen kurumda, gerek diğer Felsefe Bölümlerinde öğretim üyeliği yapan birçok kişinin yetişiminde doğrudan ya da dolaylı biçimde katkısı olmuştur. Asıl uğraş alanı olan felsefe, hem dil ve kültür ürünü hem de bir dil ve kültür üreticisi olması bakımından, onun için büyük bir önem taşımaktadır. Felsefe bağlamında bu konulara eğilmek ve felsefe kavrayışını, anlayışını dil ve kültür bağlamlarında oluşturmak onun için vazgeçilmez olandır. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünde ve genellikle içinde bulunduğu ortamda da dil ve kültür konuları hep gündemde olmuştur. Örneğin, aynı zamanda hocası da olan Prof. Dr. Macit Gökberk ve yakın çalışma arkadaşı Prof. Dr. Bedia Akarsu, dil ve kültür konularına son derece önem vermiş, felsefenin Türkçe'de, Türk dilinde gelişimine, oluşumuna büyük katkılarda bulunmuşlardır. Onların kurumsal çalışmaları, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü ile de sınırlı değildi hiç kuşkusuz; onlar ve adı geçen Bölümün birçok mensubu, uzun yıllar Cumhuriyet Türkiye'sinin kültür yönünün bir bakıma simgesi olan Türk Dil Kurumu'nun da en verimli, etkin üyeleriydiler. Nermi Uygur böylece, kendi özgelişimini kurumlar yoluyla oluşturmaya çalışan ülkemizin bir bireyi olarak o canlı oluşumu bizzat yaşadı ve ayrıca da dünya kültürünün özellikle Batı kültürünün seçkin temsilcileriyle karşılaşmak, onlardan yararlanmak fırsatını hem yurt içinde hem yurt dışında buldu.
******