Nazım'la Söyleşi

Yazar : Vera Tulyakova Hikmet
Yayın Tarihi : 1989
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 442
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : Cem Yayınevi
Bahsi Geçen : Nazım Hikmet Ran

Bana şu esnada, Nazım'ın ölümünden 25 yıl sonra da o günleri anımsamak güç geliyor. Nazım öldü. Birden dünya paramparça oldu. Her şey çöktü. Mutluluk, sevilen insanla yaşanan hayat, her şey, her şey yitirdi anlamını. Sanki zamanın kendisi de durmuş gibiydi. Fakat insanın içinde bir şey, beyin mi, yürek mi, ruh mu, nedir bilmiyorum, olup bitene karşı çıkıyor, reddediyordu inanmayı. Ve en akıl almaz olanı de Nazım'la bağıntımızın kesilmediğini, gerçeklik te olup bitene karşın onunla bağıntımın sürdüğünü duyumsayışımdı. Kendimi sürekli olarak onunla konuşurken yakalıyordum. Onu bekliyor, ansızın ortaya çıkan sorulara onun yanıtlarını arıyordum. Gizemcilik değildi bu. Yakın bir insanı yitirmenin acısını yaşayan pek çok kimsenin beni anlayacağına inanıyorum. Bu yalnızlık duygusunu, bu gerçek dışılığı, çevrede herkesin, en yakınlarımızın bile ağlayarak Nazım'ın artık olmadığına inanmaları, onunla sonsuzca vedalaşmaları daha da derinleştiriyordu. Ve bir gece, kocamın ölümünden iki hafta sonra, onun çalışma odasının kapısını açtım ve ilk kez onsuz girdim oraya. Her şey her zamanki gibiydi. Elyazmaları, açık duran Türk klavyeli yazı makinesi, gözlüğü, bir paket sigara. Ve birkaç saat önce bana telefonda Nazım'ın ölümü üstüne Pablo Neruda'nın şiirini yazdırmışlardı. Bu şiirinde soruyordu Neruda: "Neden öldün Nazım? Senin türkülerinden yoksun nasıl yaşayacağız?" Şiiri yazı makinesine çekmeye karar verdiğimi anımsıyorum. Kâğıdı makineye taktım ve ilk dizeyi yazdım: "Neden öldün Nazım?" Bir süre sonra sayfanın bu soru ile dolmuş olduğunu gördüm. Elli, belki iki yüz kez yinelenmişti soru. Böylece kâğıt üzerinde konuşmaya başladım Nazım'la. İki yıl boyunca her gece. Kimse bilmiyordu bunu, hiç kimse, Ekber Babayev bile. Bu uykusuz gecelerden binlerce sayfa kaldı geriye. Sonra bu yığından 500 sayfalık bir tekst çıkardım ve ürkerek, büyük bir heyecanla, onu dostlara, öncelikle de anılarda kendilerinden söz edilen kimselere verdim okumaları için. Tepkilerinden söz etmeyeceğim şimdi. Fakat önemli olanı, hepsinin birleştiği şeyi söyleyeceğim: Nazım, yaşıyor burada. Bir süre sonra Oğuz Akkan'ın haberi olmuş bu çalışmadan…
******

Oktay Aras Kitaplığındaki Nazım Hikmet Ran Kitapları (142)