Nazım'ın Özgürlük Savaşı

Yazar : Mehmet Ali Sebük
İsbn : 9754062080
Yayın Tarihi : 1990
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 324
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : Cem Yayınevi
Bahsi Geçen : Nazım Hikmet Ran

40 yıl önce Nazım Hikmet'in özgürlüğe kavuşturulması için bir meydan savaşı verildi. Bu savaşın bayrağı önce Vatan gazetesinin yürekli başyazarı Ahmet Emin Yalman'ın elindeydi. O bir başyazıdan sonra Nazım 'ı sevmeyenlerin saldırısına uğradı. Onun da avukatı bendim. O böyle şeylerden yılacak kişilerden değildi. Ama iş adli hata gibi yüzde yüz, hukukun ve kriminolojinin bir konusuydu. Aradan çekilmesi gerekiyordu. Durumu Nazım'a bildirildi. O da beni Bursa'ya çağırarak avukatlığını verdi. Yalman bu savaşın bayrağını bana aktardı ve beni sonuna kadar destekledi. Kitapta anlatacağım gibi, bir yıl içinde, on tane büyük makale yazdım. Önce, bu toplumsal savunma ile adli hatayı dünya ve Türk kamuoyunda kabul ettirdim. Ayrıca siyasal, hukuksal ve tıbbi savunmaları da sonuçlandırdım. Böylece Nazım'ın özgürlüğe kavuşmasını sağladım... Kendisini, elimle hapishaneden alarak evine teslim ettim; böylece görevimi bitirmiş oldum. Bu özgürlük savaşının bütün ayrıntılarını toplayarak "Nazım Hikmet'in Özgürlük Savaşı ve Korkunç Adli Hata'yı bir kitap halinde yayınlama kararındaydım. Bunun hazırlığı içindeyken, hesapta olmayan bir durumla karşılaştık: Nazım'ın askerliğe çağrılması. Buna Nazım'ın yurt dışına çıkması eklendi. Arkadan, uydurma demeçleri yayınlanınca, "vatan haini" suçlamaları yayıldı. Oysa vatan hainliği söz konusu değildi. Ama yer yerinden oynadı. Daha sonra onunla ilgili hiçbir konu ele alınamaz oldu. Zamanla, yayınladığım on makale de, ortadan kaldırıldı, üzerine siyah bir örtü atıldı. O yazılan hiçbir gazete özet olarak bile gün ışığına kavuşturmadı. Böylece Nazım Hikmet'le ilgili adli hata konusu, uzun yıllar boyunca genç kuşaklarca bilinemedi. Yalnız adli hata değil, özgürlük savaşının gelişim biçimi de açıklığa kavuşamadı. Oysa Nazım Hikmet gelecek kuşaklar için çalıştı. Sonunda, 1964 yılında, arkadaşım, yazar Kemal Sülker tarafından yayınlanan "Nazım Hikmet Dosyası"nda, benim yazılarım üzerindeki siyah perde, ilk kez kaldırıldı. Sülker, Nazım Hikmet'in adli hata kurbanı olduğunu ileri sürdüğü zaman, 14 yıl önce yayınlanmış olan yazılarımı belge olarak gösterdi. Ardından "Nazım" adlı yapıtın yazan Aydın Aydemir, üç yazımı aynen yayınladı...
******

Oktay Aras Kitaplığındaki Nazım Hikmet Ran Kitapları (142)