Nazım Hikmet Siyasi Biyografi

Yazar : Hikmet Akgül
İsbn : 9758663186
Yayın Tarihi : 2002
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 350
Ölçü : 13,5 x 21 cm
Yayınevi : Chiviyazıları
Bahsi Geçen : Nazım Hikmet Ran

Osmanlı'nın bütün bir tarihinin yirminci yüzyılın ilk iki on yılına yıkılması, kurtuluş arayışının bu dönemde daha yakıcı bir hal almasına neden olmuştu. Şiddeti politik bir silah olarak kullanan İttihatçıların görkemli 1908 Devrimi, Birinci Dünya Harbi yenilgisi ile sona ererken, ülke de işgal edilmeye başlamıştı. Nazım Hikmet yirminci asrın hemen başında bu mücadelenin içine doğdu. Son dönem Osmanlı aydınının kurtuluş sorunu, yalnızca nesnel olarak değil, bizzat yaşadığı ortama da sinmişti. Annesi Celile Hanımın dedesi Mustafa Celalettin Paşa imparatorluğun bir parçasını daha koparmak isteyen güçlere karşı savaşırken şehit düştü. Dedesi Nazım Paşa Jön Türklerin yenilgisinin canlı tanığı olarak hep karşısında durdu. Dayısı Mehmet Ali Birinci Dünya Savaşı'nda, Çanakkale'de şehit düştü. Yakınlarının akıbeti, olası bir benzer sondan kurtulmayı, bir tür kişilik özelliği haline getirdi. Yalnızca Nazım da değil, o kuşak aydının bütününde, kurtuluş düşü yaşamlarına yön veren stratejik bir hal alacaktır. Savaşın cephelerde bütün şiddetiyle sürdüğü o günlerde, konukları olan Bahriye Nazırı Cemal Paşa, seni Bahriye'ye alayım Nazım, dedi; bakarsın sonra kızımı da sana veririm.1 Kurtuluş arayan Nazım bir büyük ümit ile Bahriye'ye girdi. Fakat okulu bitirip stajyer güverte subayı olması bir anlam ifade etmedi. Çünkü, ülkesi önce savaşı kaybetti sonra da işgal edilmeye başladı. Bir şekilde Bahriye'den ihraç· edilmesini sağladı. Ve ailesine bile haber vermeden İşgal İstanbul'unu arkasında bırakarak, kurtuluş için savaşan Anadolu'ya geçti. Anadolu'da kurtuluşu yakıcı olarak arzulayanlar için itibarı yüksek bir de Bolşevizm seçeneği vardı. Nazım topyekûn kurtuluşu ifade eden bu seçeneğin iktidarı aldığı Sovyet ülkesine geçti. Sovyet ülkesine geçen yalnızca Nazım değildi. O dönem bu seçimi yapanların çoğunun milliyetçi hatta Turancı ideallerle yola çıkan kurtuluşçular olması bugün şaşırtıcı gelebilir. Oysa o dönem kurtuluşun yakıcılığı ile Bolşevizm'e yönelme arasında neredeyse doğru orantı vardı. Mustafa Suphi, Ethem Nejat, Ahmet Cevat, Şevket Süreyya ve birçokları bu süreci izleyerek Bolşevizm'e gitti...
******

Oktay Aras Kitaplığındaki Nazım Hikmet Ran Kitapları (142)