Naum Tiyatrosu 19. Yüzyıl İstanbul'unun İtalyan Operası

Yazar : Emre Aracı
İsbn : 9789750818011
Yayın Tarihi : Haziran, 2010
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 405
Ölçü : 16,5 x 24 cm
Yayınevi : Yky

Opera sanatının İstanbul'a gelişine bakmadan önce bu şehirle bu sanat formu arasındaki enteresan bir tarih bağını burada tekrarlamadan geçmemek gerekir. Bilindiği üzere opera Rönesans'ın Yunan medeniyetine dayalı hümanistik felsefesi içerisinde notaları kayıp müzikli eski Yunan trajedilerinin yeniden yaratılması arayışı içerisinde İtalya'da 16. yüzyılın sonunda doğmuş bir sanattır. Endülüs'ten Arapları çıkartan Avrupa buradaki Arap kütüphanelerinde bulduğu eski Yunan edebiyatı eseri erinin yanı sıra, İstanbul'un 1453'te Türkler tarafından fethinin ardından da Bizans'tan Batı'ya göç eden kültür adamlarının etkisi altında kalmıştır. Başta Floransa olmak üzere İtalya'da sanatta yaşanan bu yeniden doğuş operayı doğurmuş, fethi sonradan pek çok operaya da konu olmuş olan İstanbul şehri ise dolaylı olarak bu döllenmenin bir tohumu olmuştur. Floransa'da yerleşik besteci Jacopo Peri (1561-1633) ve şair Ottavio Rinuccini (1562-1621) bugün opera türündeki ilk eser olarak kabul edilen Dafne'nin (1598) yaratıcılarıdır. Dafne'nin notaları kaybolmuş olmasına rağmen 1600 yılında Fransa kralı IV. Henri ve Marie de Medici'nin düğünleri vesilesiyle Peri'nin yine Rinuccini'nin metni üzerine bestelediği ve meşhur Orfeo ve Euridice hikâyesi üzerine kurgulanan Euridice bu türde günümüze ulaşan ilk operadır. Ancak bugün repertuarın en eski operası Cremona doğumlu Claudio Monteverdi'nin (1567-1643) yine yarı müzik tanrısı Orpheus üzerine 1607'de Mantua'da besteleyerek sahnelediği L'Orfeo'sudur. Fetihten sonra içinde barındırmaya devam ettiği Hıristiyan kolonilerinin sosyal hayatlarında olsun, Avrupa'ya yollanan elçilerin Babı-ali'ye sundukları sefaretnamelerinde aktarılmış olsun veya İstanbul saraylarındaki düğün ve bayram şenlikleri sebebiyle olsun İstanbul Avrupa'nın müziğine ve opera sanatına hiçbir zaman uzak kalmamıştır. Nitekim M. R. Gazimihal "Levantenler' arasındaki ilk Avrupai musiki icralarının Galata Latin kiliselerindeki org ve koro musikileri halinde başladığını, Ermeni ve Rum katolikleri kanalıyla yavaş yavaş öteki Hıristiyan cemaatlerinden zenginlerin konaklarına doğru yayıldığını, birer birer az çok taraftar topladığını görmüştük…
******Emre Aracı

Oktay Aras Kitaplığındaki Emre Aracı Kitapları (1)