Musiki Tarihi

Yazar : İlhan K. Mimaroğlu
Yayın Tarihi : Mart, 1961
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 312
Ölçü : 11,5 x 16,5 cm
Yayınevi : Varlık Yayınları
Bahsi Geçen : İlhan Mimaroğlu

İki yüz şu kadar sayfa içinde bir musiki tarihi! Bana sorarsanız çok uzun. Çok kısa diyecekler de çıkabilir ama. Bir musiki tarihinden ne istendiğine bağlı. Başlangıçlardan bugünlere bütün olayların uzun uzun anlatılması isteniyorsa, iki yüz şu kadar sayfa yetmez. Olayların ne uzunlukta anlatılmasını istediğinize göre, iri ya da ufak birkaç cildi göze almak gerek. Yok, olayların ana çizgilerini vermekle yetinilecekse, birkaç sayfacık bile işe yarar. Öylesi de var. Bu bakıma, birkaç sayfacıkla yetindim sayılır. Önemli olayları ana çizgileriyle verdim. Fakat olay anlatmakla kalmadım. Amacım bu değildi. Daha çok, musiki bilincinin evrimi üzerine söz etmek, bu evrimin öyküsünü anlatmak istedim. Türlü adlar düşündüm bu kitap için. "Musiki Sanatının Evrimi" dedim; "Musiki Tarihi Üzerine Bir Söyleşi" dedim; "Musikide Yaratış Bilinci Üzerine Bir Deneme" dedim. Daha da aşağı indim, derken, "Besteciler. Üzerine Bir Sohbet" dedim. Sonuçta gene o yalın, kesin ad baskın çıktı: "Musiki Tarihi". Yadsınamaz, türlü görünüşleriyle bir musiki tarihidir bu. Evre evre ele alınmış bütün konular; Yüzyıllara bölünmüş, anlatılan olayların ve kişilerin tarih boyunca sıralanışına uyulmuş, genellikle çoğu musiki tarihinin verdiği kalıp-biçim gözetilmiş... Bununla birlikte, olayları sıralamakla yetinmeyip, daha doğrusu olaylar üzerine bilgi vermeyi en aza indirip, musiki tarihinin genel anlamına doğru yönelmeyi seçmiş olmam bakımından, bir öğretici kitap, kupkuru bir bilgi kitabı izlenimi veren "Musiki Tarihi" adı beni biraz yadırgatıyor ve "Söyleşi" gibi, "Deneme" gibi daha esnek tanıtımlara doğru itiyor. Ne olursa olsun, bu kitap bir ders kitabı değildir; ansiklopedi ödevi görebilecek bir kitap da değildir. Musiki tarihi okumayı olay bilgisi edinmekle bir tutanların bu kitabı okurken yanlarında bir de musiki ansiklopedisi bulundurmalarını sağlık verebilirim. Hele, bestecilerin yaşayışlarıyla, ilintili olaylardan çoğunlukla uzak durdum. Çünkü, bir sanatçının varoluşunu hayatının değil, eserlerinin belirttiği konusundaki yaygın görüşe ben de katılıyorum…
******