Mithat İğne deliğinden Dünya Modasına

Yayın Tarihi : 1999
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 226
Ölçü : 17 x 23 cm
Yayınevi : Mithat Giyim A.Ş.

Türkiye Cumhuriyeti'nin ilan edildiği yıl (1923), Türk hazır giyim sektörünün öncüsü Mithat Giyim Sanayii A. Ş.'nin kurucusu Mithat Gürsoy 14 yaşında bir delikanlıydı. Orta Anadolu'nun tarihsel önemi de olan ilçesi (günümüzde il) Aksaray'da babasının isteği doğrultusunda hafızlık eğitimini henüz tamamlamıştı. Kendi deyişiyle "beyaz sarıklı, uzun cübbeli, sevimli bir hoca müsveddesi" olarak ortalarda dolanıyordu. Aynı Mithat Gürsoy, çok değil birkaç yıl sonra, eski rejimin yalnız kılık kıyafet gibi simgesel yanlarını değil, zihniyetini de reddedecektir. Göğüs cebinde bir mendil bulunan şık blazer ceketi, kravatı ve itinayla ütülenmiş pantolonuyla o ünlü fotoğrafı (bkz, sayfa 33) çektirdiği 1928 yılında, hafız olma fikrini çoktan uzaklaştırmıştır kafasından. Mithat Gürsoy'un hayatına ve eserine baktığımızda en çok, bir insanın ve ait olduğu ülkenin birlikte idrak ettikleri bir süreç çekiyor dikkatimizi: Modernleşme. Gerçekten de, Mithat Gürsoy'un Osmanlı, Cumhuriyet'in ilanı ve modern Türkiye'ye yayılan uzun ve anlamlı hayatı, ait olduğu ülkenin tarihi serüveniyle ilginç bir paralellik gösteriyor. Sözünü ettiğimiz dönem içinde Mithat Gürsoy ve eseri ile Cumhuriyet aynı dönüşümleri yaşadılar: Kasaba yerine kent; el emeği yerine makine; atölye yerine fabrika vb... Gürsoy'un kendisine biçilen modeli (şalvarlı ve sarıklı, yabancı dili Arapça olan bir hafız) reddedip; modern giysili, İngilizce ve Fransızca bilen öncü bir sanayici haline gelmesi, Türkiye'nin modernleşme sürecinin bir insandaki yansıması gibidir. Rejimin (Cumhuriyet) ve insanın (Mithat Gürsoy) paralel öyküsü başladığında, doğrusu, her ikisi için de ufukta büyük umutlar görünmüyordu. Ama rejim de insan da başarısızlığı aklından bile geçirmiyordu; çünkü onlar, "bir şeyi başaramamışsan, onu yeterince istememişsindir" düsturuna inananlardandı. Ve onlar akıllarına koyduklarını gerçekleştirmeyi delicesine istiyorlardı. Kitabı okuyup bitirdiğinizde, Cumhuriyet'in ilk kuşağı için minnet duyguları uyanırsa bu çok eksik kalırdı. Kendisine içten teşekkürlerimi sunuyorum.
******