Mevlana

Yazar : İsmail Habib Sevük
Yayın Tarihi : 1954
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 116
Ölçü : 12 x 16 cm
Yayınevi : Hisar Kütüphanesi

Bütün milletlerin edebiyatlarında nesirden önce nazın vardır. Nesir konuşma dilinden ibaretti. Dini heyecanla dua edalı ve terennümlü sözler söylenince nazım başladı. Eski Türklerde şaire "Ozan" veya "Baksı"denir. Şair hem şiirin güftesini yapar, hem onun nağmesini dizer, hem de "Kopuz" denen çalgıyla o nağmenin raksını eylerdi. Bu rakslar tabii din ayinlerinde yapılıyordu. Sonraları raks ayrıldı. Şaire şiir ve musiki kaldı. Cemiyet ilerleyince musiki de ayrılıp şiir şaire bırakıldı. Eski Türklerin belli başlı üç çeşit ayinleri vardı. "Sığır" denen umumi sürgün avı, "Şölen" denen yıllık umumi ziyafet ve "Sağo" denen mersiyelerin okunduğu matem ayinleri Bu kavmi devirden eser kalmadı. Bir defa tarihten önce denecek kadar eskiydi Mütemadi hicretler, istilalar, bozgunlar, her şeyi mahvediyordu. Fakat bütün sebeplerin en kuvvetlisi dindi. Türkler İslamlığı kabul edince ondan önceki eserlere hep putperestlik mahsulü diye baktılar. Hepsi unutuldu...
******