Mektuplar Makaleler

Yazar : Yahya Kemal
İsbn : 975761808x
Yayın Tarihi : 1990
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 356
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : İstanbul Fetih Cemiyeti

Aziz Münir. Son mektubunu alalı bir hafta kadar oluyor; birdenbire cevap veremedim. Çünkü kira bedeli gelmediği halde elçilik dairesini nakletmek sıkıntısı içindeyim; 1 Temmuz'da eski apartmanı tahliye veyahut kontratosunu bir sene daha temdit etmek ıztırarı vardı. Her ne ise, derecesini tahmin edeceğin bu berbat vazıyetin hüsn-i suretle bir çare-i halli çıktı. Son mektuplarıma hayli geç cevap verdiğine göre muhaberemize kesel arız olacağı anlaşılıyor; bakalım bu muhabere bahsinde hangimiz daha sebatlı çıkacağız. İspanya şehirlerine ait tahassüslerimi risale kılıklı yazmayı tavsiye ediyorsun. Benimse şu mektup tarzı tabiatıma daha uygun geliyor. Risalede meçhul bir kalabalığa hitap çeşnisi, bir de fazla malumat serdetmek külfeti var; hâlbuki ben beni anlayan bir dosta gelişigüzel gördüklerimi anlatmaktan hoşlanıyorum. Bu mektubumda sana Escorial'dan bahsedeceğim. Çünkü beşinci merhale olarak oraya gittim. Şu Escorial'in ismiyle ve cismiyle gençliğimden beri kafam dolu idi. Hele görmek müyesser oldu. Escorial Madrid'e bir buçuk saat mesafededir; yeni zamanların en karanlık ve en muammalı hükümdarı sayılan İkinci Philippe'in bizzat inşa ettirdiği ve kendisine en hakkı tasviri kadar benzeyen bir saraydır. Saray Guadarrama Dağı -Arapça Vadiü'l·Emare yahut Vadiü'l·A'mara kelimesinden muharref olsa gerektir. Kâin olduğu saha sert rüzgârların estiği sarp bir tabiat, insanı gayr-i ihtiyari ledüni istiğrak içinde bulunduran bir dağlar çerçevesidir. Burada tabiatın çok derin manası olduğunda şüphe yoktur. Mamafih sarayın kendisinden önce hikâyesinden bahsetmek lazım ki tasviri kolaylaşsın. İkinci Philippe, Fransa'da Saint Quentin şehrini muhasara ettiği vakit şehri ancak Saint Lorenzo Manastırı'nı bombardıman ettirerek zaptedebilmiş. Fakat Saint Lorenzo İspanyol azizesinden olduğu için ona İspanya'da en mutena bir yerde en muhteşem bir manastır vücuda getirmeyi nezretmiş; nihayet işe koyulmuş...
******Yahya Kemal Beyatlı