Mehmet Ali Aybar'ın Müdafaaları ve Mektupları (1946-1961)

Yazar : Barış Ünlü
İsbn : 9750501632
Yayın Tarihi : 2003
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 216
Ölçü : 13 x 19,5 cm
Yayınevi : İletişim Yayınları
Bahsi Geçen : Mehmet Ali Aybar

Mehmet Ali Aybar, şüphesiz ki, siyasi ve düşünce tarihimizin en önemli ve değerli isimlerinden biri. Siyaset adamı olarak, pek çok açıdan Türk solu tarihinin en etkili hareketi olan 1960'ların Türkiye İşçi Partisi'ne (TİP) liderliğiyle damgasını vurmuştur. Bir aydın ve düşünür olarak ise, cesareti, birikimi, bilim anlayışı, bildiği doğruları Türk solunun çoğu zaman bağnaz olan kültürel ortamında bile çekinmeden söyleme özelliği ve bağımsız düşünebilme yeteneğiyle, etkisi çok daha fazla ve uzun ömürlüdür. Bu aydın özelliklerinin değeri, maalesef, Türkiye gibi bir ülkede çoğu zaman bilinemedi. Aybar, farklı iktidarlar tarafından çeşitli yöntemlerle, ama benzer kaygı ve zihniyetlerle, fırsat bulunduğu anda susturulmaya, bastırılmaya çalışıldı; Türk solunun etkili çevrelerince ise zaman zaman suçlandı, yalnızlaştırıldı. Bir aydın olarak Aybar'ın değerini bilenler her zaman oldu ama bunlar genellikle azınlık taydılar. Ancak tarih, zaman içinde insanlara hak ettiği değeri vermektedir. Bu süreç, özellikle reel-sosyalist ülkelerin çöküşüyle birlikte Aybar için de yaşanmaya başlandı. Aybar, Türkiye'deki sosyalizm ve demokrasi mücadelesinin önderlerinden biridir ve bu şöhretini daha çok 1962 yılında başına geçtiği Tıp başkanlığına borçludur. Ancak bunun öncesi de vardır. Aybar 1945-1961 arasında, eylemleri ve yazılarıyla bir demokrasi, sosyalizm ve ulusal bağımsızlık mücadelesi vermiştir. 1945'de Vatan'da yazdığı yazılar Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) iktidarına karşı yapılan sert bir muhalefettir. Bu yazılarda, Aybar'ın 1960 sonrası geliştireceği sosyalizm ve demokrasi anlayışının temelleri de vardır. O yılların Aybar'ı, "Istırapları ve sevinçleri ile saadet arayan gönlü ile eti ve kemiği ile fert, demokraside gaye; cemiyet vasıtadır. Cemiyet ve hükümet fert içindir; yoksa fert cemiyet için değil'" ve "Diktatörlüklerin kucağına düşmemek için, demokratik müesseseleri mutlaka muhafaza edeceğiz, yetersizliklerini mutlaka gidereceğiz ( ... ) Kısacası, barışmaz iki kelimeyi korkmadan birleştirerek diyelim ki: Fertçi bir sosyalizm tatbik edeceğiz. İşte benim tahayyül ettiğim gerçek hürriyet rejimi." diye düşünür.
******