Mayk Hammer - Kıran Kırana

Yazar : Kemal Tahir
İsbn : 9752732380
Yayın Tarihi : Mart, 2006
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 136
Ölçü : 13,5 x 19 cm
Yayınevi : İthaki Yayınları

Sol kolumu her hareket ettirişte Lüger'imin yokluğunu hissederek Velda'ya küfürü basıyorum. Aynalara gözüm iliştikçe suratım asılıyor. Son moda smokin giymek benim neyime? Biz maskara olursak bu kız ne kazanacak bilmem ki... Smokini benden habersiz ısmarlamış. Askerlik arkadaşlarımdan genç avukat Dav Spenser, genç avukatlar namına verilen baloya beni ısrarla davet edince fırsatı kaçırmak istemedi. O kadar dayattı ki biz nihayet işte bu kılığa, yani "bir budala penguen" kılığına girdik. "Peki silahsızlığı ne yapalım?" diye can havliyle ümitsiz ümitsiz sordum. "Baloda silaha ne lüzum var? Artık kiliseye de gitsen dövüşeceksin, istemem!" diyerek kaşlarını çattı. Dav, güzel kâtibesi Mis Belmon'a deminden beri anlatıyor: - Sen bu 'Mayk'ı gördün mü? diyor, ne köpoğlusudur ben bilirim. Okinava gürültüsünde biz bir küçük adaya çıkıyoruz. Ben gene viskiyi çekmişim. Lakin nasıl çekmişim, imanına çekmişim. Bizi avuç içi kadar bir kaya parçasına değil de Japonya'ya çıkarsalar iki üç el bombasıyla bütün Japon ordusunun hakkından geleceğim... Derken efendim, otların içinden maymun suratlı beş Japon fırlamasın mı? "Bre el bombası" diyorum da mümkünü yok kancayı çekemiyorum. Herifler beni bitirecekler. Allah göstermesin, herifler beni bir anda... Derken meleğim bir gürleme duymamla kendimi yüzükoyun yere attım. Bu herif... Bu Mayk denilen köpoğlusu... Dav viskiyi kafasına dikti. Ben biraz geç kalmıştım. Geldiğim zaman zaten sarhoştu. Şimdi fitil! Dili dolaşıyor. Dili peltekleşmiş de sözlerini anlamak imkânsızlaşmış... Üç kere bir kenara çekip beni buraya neden acele çağırdığını sormak istedim. Üç keresinde de etrafına korkuyla bakıp sustu. Daha doğrusu susmadı. Meseleyi açıp açmamakta tereddüt etti. Birinci defasında: "Vaziyet berbat," dedi, "benim hayatım tehlikede oğlum, senin haberin yok!". İkinci defasında, asıl meseleye temas etmek üzere olduğunu gözlerinden anladım. Nedense vazgeçti: "Karı hastalandı apansız," diye içini çekti, "hastalandığından gelemedi…'
******