Mapusane Çeşmesi

Yazar : Adnan Veli Kanık
Yayın Tarihi : Kasım, 1973
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 466
Ölçü : 10,5 x 19 cm
Yayınevi : Bilgi Yayınevi

MAPUSANE NEDİR? Geçmiş günde, Adalet Bakanlarından birisi, Meclis kürsüsüne çıkıp tarihi nutkuna başlar: - Sayın arkadaşlar, Anadolu'nun en kuytu köşelerinde, hatta Dersim'de eşkıyanın kökünü kazıyan Cumhuriyet hükümetiniz, bugüne kadar, ne yazık ki hapishanelerin duvarları içinde mutlak bir otorite kuramamış olduğundan" filan falan... Bu sözün doğruluğu, eğriliği üstünde ben de uzunboylu laflara kalkacak değilim. Ama kabullenmek gerekir ki çoğumuz; mapusaneyi, korkunç ve düşkün yönleriyle oradaki yaşantıyı, yosun kokulu duvarlar arasında ömür çürüten insanları, onların heyecanlarını, acılarını, umutlarını, hırslarını tanımıyoruz. Bu türlü insanların suç işlemelerindeki nedenlere, hapse düştükten sonra çektikleri çilelere, gündelik yaşayışlarına yabancıyız. Ama onların arasına şöyle bir sokulup da, her birinin iç dünyasına kulak verecek olsak, inanılmaz şeyler duyar, bizim tanımadığımız o korkunç dünya içinde nasıl yaşadıklarını şaşkın şaşkın düşünürüz. Bir vakitler epeyce mapusane dolaşmış, türlü cinayetler işlemiş Gavur Ali isminde biri vardı. Dünyada bu kadar pişkin adam, görülmemiştir doğrusu. Kendisini ağırceza mahkemesinin önüne çıkarıyorlar. Yargıç, - Yalan söylüyorsun!... dediği vakit, Gavur Alinin cevabı şu: - Eğer yalanım varsa, anamla sen zina et reis bey!.. - Yargıç kendini tutamayıp makaraları koyverdiği halde Gavur Ali son kerte ağırbaşlı... Duruşmanın ciddiliğini bozmaya, suçlunun ne hakkı var? Bir gece Uyuz Sıtkı, üçüncü koğuşun ortasına fırlar. Bir kolunu sıvamış. Öteki elinde ucu sipsivri bir Bursa bıçağı var. Ranzaların üstünde, altında pinekleyen hükümlülere bağırır: - Hey!.. Millet!.. Ben şu bıçakla şu kolumu kesebilir miyim, kesemez miyim? İçinizde bir erkek adam varsa, "Kesemezsin" desin... Herkes korku içinde. çünkü Uyuz Sıtkı'nın hiç şakası yok...
******

Oktay Aras Kitaplığındaki Adnan Veli Kanık Kitapları (5)