Makaleler

Yazar : Mehmet İzzet
İsbn : 975170331x
Yayın Tarihi : 1989
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 467
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : Kültür Bakanlığı

1891'de doğan ve 1930 yılında, 39 yaşında iken ölen Mehmet İzzet, talebeleri Hilmi Ziya Ülken, Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu ve diğerlerine oranla, bize belki çok denebilecek sayıda eser bırakamadı. Ancak, bize kadar gelen kitap, kitap tanıtma, makale ve tercümeleri gözden geçirildiğinde görülecektir ki, Mehmet İzzet, bu kısa ömrünü hiç te boş geçirmemiş, derin, kapsamlı ve nitelikli eserler yazmış, araştırıcılara ve düşünenlere yol ve ufuk açıcı bir yığın malzeme ve kaynak bırakarak, yaşına rağmen onlara "üstatlık" etmiştir. Ölümünden bu yana geçen 58 sene içinde, özellikle felsefe ve sosyoloji çevreleri, birçok vesilelerle onun düşüncelerinden yararlanmış ve çığırını devam ettirmişlerdir. O değerli düşünürlerimizden Mehmet Emin Erişirgil, yakın arkadaşı ve meslektaşı Mehmet İzzet'in şimdiye kadar yayınlanmış olan eser ve yazılarının, onun bilgisinin genişliğini, felsefi kültürünün derecesini göstermekten uzak olduğunu, bıraktığı bunca eserlerinin bırakabileceği eserler yanında sönük kalacağını belirtirken, onun zamansız ölümünün "intellectuel" hayatımız için büyük bir kayıp olduğunu, haklı olarak dile getirmiştir. Gerçekten İstanbul Darülfünunu Felsefe, Ahlak ve İçtimaiyat kürsüsünü uzun yıllar yetki ve başarı ile yürüten Mehmet İzzet'in, "tam olgunlaştığı ve en feyizli fikri ürünlerini verecek bir hale geldiği zaman ölmesi ilim adamları çok olmayan bir ülke için telafisi çok güç bir kayıp olmuştur." Ancak, "yalnız milli ve yerli ölçü ile değil, uluslararası mikyasla da 'filozof' sıfatına hakkiyle liyakat kazanmış olan Mehmet İzzet'in bu sıfatı, belirli bir çevre dışında tanınmış değildir." Nitekim meslektaşı Ziya Gökalp'e oranla şüphesiz daha az "popüler" olan Mehmet İzzet, Ziya Gökalp'i "keskin tenkitlere tabi tutmuş olmasından dolayı, daima menfi hükümlere uğramış ve tanınamamıştır. Hâlbuki doktrin, sistem, görüş farklarına rağmen bütün fikir kahramanlarını birleştiren bağ, İzzet ile Ziya'yı da birbirine bağlamış ve İzzet, Ziya'ya daima hayranlık duymuştur.
******