Küresel Ticaret

Yazar : Burak Akter
İsbn : 9789758915729
Yayın Tarihi : Haziran, 2014
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 278
Ölçü : 16,5 x 23,5 cm
Yayınevi : Gita Yayınları
Bahsi Geçen : Ertuğrul Akbay

Günümüzde ülkeler ve bölgeler arasındaki ticarette önemli bir yere sahip olan ham madde, üretimin ve ekonominin temel kaynağını oluşturur. Ekonomik sistem içerisinde bunların arasında sıkı bir ilişki vardır. Nasıl ki motor ve araba lastiği bir otomobilin ayrılmaz parçası ise bu üç unsur da ticaretin ayrılmaz parçalarıdır. Birisi olmazsa diğeri de varlığını sürdüremez. Dünya geneline baktığımızda ham madde alanları, üretim alanları ile pazar alanlarının bulunduğu yerler farklılık göstermektedir. Ticaretin bu üç unsuru arasında sürekli bir etkileşim söz konusudur. Bu durum ülke ve bölgeler arasındaki ticaretin önemini daha da arttırmaktadır. Bugün sanayi ürünleri alanında çok önemli olan bir bölge, farklı üretim bölgelerine sıkı sıkıya bağımlıdır. Aynı şekilde bir sanayi veya tarımsal üretim alanı, daha uzakta bulunan pazar alanına sıkı sıkıya bağımlıdır. Bir bölgede ortaya çıkan olumsuz bir gelişme ona bağımlı olan diğer bölgeleri de etkilemektedir. Örneğin, 1970'li yıllarda Orta Doğu'da çıkan olaylara bağlı olarak petrol üretimi azaltılmış ve bu durum tüm dünyayı etkilemiştir. Dünya ticaretinin dağılımına baktığımızda çok karmaşık bir yapı karşımıza çıkar. Ülkelerin birbirleriyle ticaret yapmalarının temel nedeni, kendi ülkelerinde üretilmeyen veya çok büyük maliyetler gerektiren malları daha ucuza almaktır. Dünyada hiçbir ülke kendi ihtiyaçlarını kendisi üretecek kaynak ve kapasiteye sahip değildir. Ülkeler, sahip oldukları fazla kaynakları ve ürettikleri malları başka ülkelere satıp ihtiyaçları olan ürünleri de başka ülkelerden alırlar. Bu olay sonucunda uluslararası (küresel) ticaret ortaya çıkar. Uluslararası ilişkilerde ticaret ve yatırım ağlarının etkisi gittikçe önem kazanmaktadır. Birçok kurum veya kuruluş kendi ülkesi dışındaki ülkelere yatırımlar yapmaktadır. Ortak pazarlar, gümrük birlikleri ve siyasi ekonomik bloklar arasındaki rekabet gün geçtikçe artmakta, ticaret ve taşımacılıkta siyasi sınırlar önemini kaybetmektedir. Bunun yerini serbestleşen ticari ilişkiler almaktadır. Küresel ve bölgesel ölçekte serbest pazar ortamı oluşmakta bunun sonucu olarak da serbest ticaret bölgeleri, artan sermaye akımı, büyüyen enerji talebi ve yeni pazar arayışları ortaya çıkmaktadır. Teknoloji ve iletişim sistemlerinin gelişmesi ve yaygınlaşması ticaretin daha hızlı bir şekilde yapılmasına olanak sağlamıştır. Böylelikle dünyada ürün akışına yönelik daha hızlı bir döngü gerçekleşmekte sermayenin ve ürünün ticari anlamda yerel niteliği ortadan kalkmaktadır. Bu nedenle üretim ve tüketim alanları arasındaki ilişkiler daha karmaşık bir hâle gelmiştir...
******