Köyün Kamburu

Yazar : Kemal Tahir
İsbn : 9754182590
Yayın Tarihi : Aralık, 2002
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 276
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : Adam Yayınları

Aslına bakılırsa, Narlıca köyünün başına, bu Parpar belasını "Sürgün Kırımı" yılında Çorum'un namlı tütün kaçakçısı Gavur Ali sarmıştır. Eski kitapların "Taun", köylü milletininse "Sürgün Kırımı" dediği bu illet, buralara bir yaz ortasında hacılarla beraber geldi, çok ocaklar söndürdü, sofralarında yirmi - otuz kaşık çalışan nice konakları yıktı. Köylünün can kaygısına düştüğü, ölü gömmekten yetim- öksüz gözetmeğe aman bulamadığı bu uğursuz Sürgün Kırımı yılında Parpar Ahmet'in anasıyla babası da üçer gün arayla öldüler, on iki yaşındaki oğlanı sipsivri ortada bıraktılar. Ahmet de elbet göçer giderdi, pislik temizlenirdi ya, ne fayda! O zamana kadar - başkaları şurda kalsın - kendine iyiliği dokunmayan tütün kaçakçısı Gavur Ali'nin - şu namussuz kara kafirin acıyası tuttu, oğlanı atının terkisine alıp Bafra'nın Laz ağalarına hizmetkar götürdü. Aradan yıllar geçmiş, Narlıca köyü gurbette böyle bir adamı olduğunu çoktan unutmuştu ki günlerden bir gün, muhtar odasının önünde oturanlar omuzu heybeli birinin köye çıkan dönemeci kıvrıldığını gördüler. Hiç kimse bu kara-yağız, garip-yiğidi biliş çıkaramadı. - Buyur ağa! Hoş geldin! Nerdensin, kimlerdensin? - diyerek zıplayıp kalktılar. Uzun boylu, geniş omuzlu garip yiğit: - Beni bilemediniz mi ağalar? - dedi -, ben Ahmet'im. Gavur Ali Ağamın Bafra'ya "Azap" götürdüğü Ahmet... - Deme! Sen essahtan Ahmet misin? - Ahmet'im ya! Sen de bu köyün "Kahyası" Kadir ağasın. Muhtar Kadir ağa, Uzun İmama şaşkın şaşkın sordu: - Ne dersin Uzun İmam? Uzun Hoca, - Durun ağalar - diye davrandı -, bu Ahmet, Sürgün Kırımı artıklarından... Şimdi bildim, rahmetli Sinsin Halil'in Ahmet... Giyimi kuşamı iyice düzmüş, ayrıca boylanmış. Demek sen şimdi... - Sinsin Halil'in Ahmet'im Uzun Hoca. - İyi, ne güzel! Öyleyse bir daha hoş geldin! Buyur otur...
******