Konstantinopolis Bizans'tan Kalanların Peşinde

Yazar : Prof. M. Suat Çakmak
İsbn : 9786055225308
Yayın Tarihi : Mart, 2016
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 168
Ölçü : 16 x 23 cm

Bugün İstanbul çoktan 15 milyonu aşmış nüfusu ile, Avrupa ve Asya Anakaralarında Gebze’den Silivri’ye, Marmara’dan Karadeniz'e kadar uzanan yerleşim yerleri ile şüphesiz bir mega şehirdir. .Ancak İstanbul deyince beynimizde ilk oluşan ve gözümüzde canlanan görüntü minareleri ile belirlenen 7 tepeli bir silüettir. Burası Haliç ve Marmara Denizi arasında bir dil gibi uzanan tarihi Yarımada’dır. Biz bu Yarımada’da 600 yıldır yaşıyoruz ama bizden öncede 1500 yıl bir İmparatorluk, Roma, Bizans dediğimiz bir imparatorluk yaşamıştır.
Ben İstanbul’a ilk defa 1948 yılında İzmir’den kalkan “Kadeş” vapuru ile 19 saatlik bir yolculuktan sonra ayak bastım. Okumak için gelmiştim ve İstanbul’da hiçbir tanıdığım akrabam yoktu. Vapurun yanaştığı Karaköy Rıhtımı'na çok yakın olduğu için olacak, “Necati Bey Caddesi”nde ucuz bir otelde oda kiraladım. Okumak istediğim okulun giriş imtihanlarına daha bir hafta varcı, sabahtan öğleye kadar ders çalışıyor, öğleden sonra akşamın karanlığına kadar hayallerimde özlemini duyduğum İstanbul'u geziyordum. Gezdiğim yerler büyük bir çoğunlukla “Tarihi Yarımada” ve “Haliç” civarı idi. Bir iki defa Beyoğlu’na çıkıp Taksim’e kadar yürüdüm, daha ileri gitmedim. Esasen o zamanın İstanbul’unda Kara Surları’nın dışındaki, Yeşilköy ve hatta Bakırköy, Küçükçekmece, Florya, Büyükçekmece, Hadımköy, Avcılar vb. ayn ayrı yerleşim birimleri olup köy görünümünde idiler. Şişli’den sonra tarlalar, bahçeler ve sonra Çağlayan, Kağıthane köyleri gelirdi. Beşiktaş'ın üst tarafında Yeni Mahalle’den sonraki alanlar Balmumcu, Zincirlikuyu ve daha ilerisi Maslak bağ ve bahçelik alanlardı. Buralarda askeri birlikler vardı...
******