Köle

Yazar : Refi Cevad Ulunay
Yayın Tarihi : 1941
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 299
Ölçü : 14 x 20 cm
Yayınevi : Semih Lütfi Kitabevi
Bahsi Geçen : Refi Cevat Ulunay

Fazıl, birdenbire uyandı. Aşağıdan annesi Nadire Hanımın inceli kalınlı sesi evin üst katına kadar bir fıskiye gibi fırlıyor, serpintileri her tarafa dağılıyordu. Annesinin kavga feryatlarına, alışık olduğu için tekrar gözlerini kapayarak uyumak istedi; muvaffak olamadı. Eski sünnet çocuklarının süslü döşeklerini hatırlatan sarı pirinç karyolanın başucundaki demirlerini elleriyle tutarak vücudunu yastığa doğru çekti; oturmakla uzanmak arasında bir vaziyet aldı. Aşağıdan gelen feryatlara şimdi şangırtılar da karışıyordu. Fazıl, motor gürültüsüne alışık bir işçi gibi artık bununla meşgul olmuyor, açık pencereden her sabah gözünü açar açmaz gördüğü manzarayı tekrar seyrediyordu. Yangınların silip süpürdüğü bu sahada tepesi uçmuş, şerefesinin yarısı kopmuş bir minare heyulası, komşunun saçakları çürümüş aşı boyalı evinin üstünden yükseliyor, daha biraz geride sıvaları dökülmüş Bir yangın duvarının çopur bir simayı andıran cephesi görünüyordu. Bir şey düşünmediği zaman bu sinema perdesine benzeyen penceresinin çerçevesinde eşyalara birer şekil, birer şahsiyet verirdi. Yangın duvarını ateşten kurtaramadığı evin arsasında, vazifesini yapamamış mahcup bir bekçiye, Seymenler mezarlığının yangından kalan iki kavruk servisini kollarıyla işaretler yapan uzun boylu iki adama benzetirdi. Bitişik komşu Nafiz Efendinin saçağından sallanan su borusu bir seneden beri hala kopup düşmemişti. Rüzgarlı havalarda borunun 'kendisini rahatsız eden gıcırtısına Nafiz Efendinin yanıbaşında olduğu halde aldırış etmemesine şaşardı. Bu dağınık mevzuları düşünürken oda kapısı vuruldu. - Kim o? Kapının arkasından kız kardeşi soruyordu…
******