Koca Sinan

Yazar : F. Hayati Çorbacıoğlu
Yayın Tarihi : Mayıs, 1982
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 126
Ölçü : 13 x 19,5 cm
Yayınevi : Devlet Tiyatroları Yayınları

BİRİNCİ PERDE Sahne 1 (On altıncı yüzyıl. Sahne, büyük bir konağın ışıksız taş odası. Cephedeki pencereye, alaca karanlığın şafak sökmeden az önceki gümüş ışıkları renk verir. Bu fon, uzun cüppesiyle pencereden dışarıyı bir heykel gibi hareketsiz seyreden SİNAN'ın siluetini belirtmektedir. Bir süre sonra sağdaki kapının ağır ağır açılmasıyla loş odaya zayıf bir sarı ışık süzülür. Sonra elinde şamdan, kaygılı bir yüzle GÜLRUH sessizce girer. Kararsız adımlarla Sinan'a yaklaşır, fakat yanına varmaz. Sinan 'da hiç hareket yoktur. İyice dalmıştır baktığı yere.) GÜLRUH - (Çekingen) Efendimiz, daha yatmayacak mısınız? SİNAN - (Ağır ağır başını Gülruh'a çevirir, bir süre şefkatle ona bakar) Elindeki şamdanı bırak da yanıma gel Gülruh. (Sonra tekrar baktığı yere döner) GÜLRUH - (Şamdanı duvardaki hücreye koyar. Genç vücudu, topuklarına kadar inen libasıyla narin bir heykel gibidir. Sinan 'a yaklaşır, merakla) Nereye bakıyorsunuz efendimiz? SİNAN - Beyaz bulutların ardında pembeleşen tan yerini görebiliyor musun? GÜLRUH - (Dikkatle bakarak) Evet... Şafak henüz geceyi solduramamış. Bulutların çevresi pırıl pırıl yıldızlarla dolu! SİNAN - (Yüzü mutlulukla aydınlanır) Pırıl pırıl!. Ya bulutlar? Onların yaptığı şekillere dikkat et Gülruh! GÜLRUH - (Daha dikkatli bakar) Değişik bir şekil göremiyorum efendimiz! SİNAN - Tepesi karlı bir dağa benzemiyor mu? Bak, doruktan aşağı yarım çemberler yaparak inen çizgileri... Bir kubbeye benzedi simdi tıpkı! Yanında da göklerin sonsuzluğuna doğru uzanan dört sivri uç var sanki! (Heyecanlı) Eşsiz bir manzara Gülruh! Yıldızlar da ne güzel süslüyor onu! Işıklardan yapılmış bir çiçek tarlası sanki! İnsanı büyüleyen şekillerle dolu gök yüzü ... Eğer onları oraya çizen, görünmez bir sanatçının eliyse ne mutlu ona!...
******