Kitaplar ve Muharrirler II Edebiyat Üzerine Makaleler (1928-1936)

Yazar : Abdülhak Şinasi Hisar
İsbn : 9789750815393
Yayın Tarihi : Şubat, 2009
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 471
Ölçü : 13,5 x 21 cm
Yayınevi : Yky

Kitaplar ve Muharrirler'in bu ikinci cildinde Abdülhak Şinasi Hisar'ın 1928 ile 1936 yılları arasında çıkmış deneme ve eleştirileri yer alıyor. Şöyle böyle sekiz yıllık bir süreyi kapsayan bu yazılar, genellikle roman ve hatıra yazarı olarak bilinen Hisar'ın daha farklı bir yanını, bugünkü edebiyat okurunun yeterince tanımadığı denemeci ve eleştirmeci yanını öne çıkarıyorlar. Kuşkusuz Hisar'ın bu süre zarfında yayınladığı yazıları, sırf deneme ve eleştirileri ile sınırlı değildir. Onun daha ileriki yıllarda kitap olarak yayınlayacağı Boğaziçi Yalıları (1954) ve Geçmiş Zaman Köşkleri (1956) adlı eserlerini dolduran şiirsel metinleri de bu dönemine aittir. Gene bu arada, Geçmiş Zaman Edipleri adıyla yayınlamayı çok arzu ettiği halde, bir türlü buna muvaffak olamadığı diğer bir eseri de, fikir olarak bu yıllarda doğmuş, çoğu bölümleri de gene bu yıllarda kaleme alınmıştır. Hisar'ın, 1928 ile 1936 arasında kalan bu sekiz yıllık dönemi, öyle anlaşılmaktadır ki kendi yazı hayatı bakımından oldukça verimli geçmiştir. Bir yanda Balkan Birliği Genel Sekreterliği (1931), Dışişleri Bakanlığı Müşavirliği (1935) ve Turing ve Otomobil Kurumu Merkez İdare Heyeti Üyeliği gibi bürokratik görevleri, bu vesile ile sık sık gidip geldiği dış seyahatleri; öbür yanda da kesintisiz, dopdolu diyebileceğimiz verimli bir yazı hayatı!.. Ve bu yıllarda deneme ve eleştirilerin yanı sıra, birbiri ardınca sökün eden ve farklı farklı kıyılara doğru ilerleyen daha başka yazı türleri!.. Şehri, tarihi, müzeciliği ve ilk müzelerimizi merkez alan yazıları bir yanda, sık sık gidip geldiği Balkan ülke ve şehirlerine ilişkin metinleri bir başka yanda ve bu arada şahsi okumaları sırasında, kitap kenarlarına düştüğü notlardan meydana geldiğini sandığımız vecizeleri öbür yanda!.. Biraz evvel hatırlattığımız Boğaziçi Yalıları ile Geçmiş Zaman Köşkleri'ni oluşturan şiirsel metinlerle, Geçmiş Zaman Edipleri'ni teşkil eden biyografik hatıraları da bu listeye eklenince, Hisar'ın, Cumhuriyet'in onuncu yılının (1933) önünde ve arkasında yer alan bu kısa zaman aralığını, ne kadar verimli kullandığı çok daha iyi anlaşılır.
******