Kıskanmak

Yazar : Nahid Sırrı Örik
İsbn : 975329011x
Yayın Tarihi : Mart, 1994
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 246
Ölçü : 13 x 21 cm
Yayınevi : Oğlak Yayıncılık
Bahsi Geçen : Nahit Sırrı Örik

Nahid Sırrı Örik'in ilk 1937'de tefrika edilerek Tan gazetesinde yayımlanan, ardından da, 1946'da Hilmi Kitabevi tarafından, kitaplaştırılan "Kıskançlık" başlıklı romanını "yer"ine yerleştirmek çok güç görünmüyor başlangıçta. Konusu, konusunun işlenişi açısından, XIX. yüzyıl sonu Fransız romanının etki alanına sokulabilir: Zola'nın maden işçileri dekorlu anlatılarıyla "Madame Bovary"nin ihtiras üçgenini çağrıştıran bir romanesk model arasında gidip geliyor "Kıskançlık" Bu açıdan, Lukacs'ın gerçekçi romandan beklediklerine belli ölçülerde uyduğu bile söylenebilir. Türk edebiyatı bağlamında da kuraldışı bir yanı göze çarpmıyor "Kıskançlık"ın, ilk bakışta: Halid Ziya'nın "Aşk-ı Memnu"sunda uzanan bir maraz geleneğinde kolaylıkla konumlanabilmesini sağlayan kimi ana özellikleri var. Gene de kuraldışı bir roman damarı saklanıyor "Kıskançlık"ta. Okudukça kendini ele veren, ilerledikçe çekirdeği güçlenen bir kötülük çiçeği bu: Nahid Sırrı'da bir modern örtünüyor. Şüphesiz, "Kıskançlık"tan, yeni Cumhuriyet'in yarattığı ortama ilişkin ipuçları devşirmek de eldedir: Osmanlının sahneden çekilmesiyle birlikte ışığı sönen bir toplumsal tabakanın kesiti, büyük kent ile taşra arasında yaşanan dramatik gerilim, eski umutlardan devşirilen yeni hüsran tohumları sayfadan sayfaya geçerken bir yanda birikecektir. Ama asıl düğüm iç dünyasında, bir zincirin halkaları halinde yazgıları birbirilerine bağlı roman kişilerinin toplam tragedyasında okunuyor. "Kıskançlık", kim ne derse desin, zorlu bir ruhsal harita çizer ve bunu yaparken de kuralı çiğner: Roman, baştan uca bir negatif-şahıslar galerisidir. Seniha Hanım'ı çağıran bir ünlemle açılır roman; onun üzerine inen bir perdeyle kapanır. Tamı tamına kimdir bu ana kişi, ne tür bir kimlik mayasından oluşur…
******