Kartpostallarla Tevfik Fikret ve Çevresi

Yazar : M.Fatih Andı, Yılmaz Taşçıoğlu, Hüseyin Yorulmaz
İsbn : 9758215639
Yayın Tarihi : Mart, 1999
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 315
Ölçü : 19,5 x 27,5 cm
Yayınevi : İst. Büyükşehir Bel. Kültür İşleri
Bahsi Geçen : M. Tevfik Fikret

Kartpostallar hayatımıza ne zaman girmeye başlamıştır? Bugün buğulu kahverengi görünüşleriyle bizde nostaljik duygular uyandıran ilk fotoğrafların, yani dagereotip'lerin Avrupa'da 1838'den sonra yapılmaya başlandığı, bu tarih üzerinden on yıl geçmeden profesyonel bir İtalyan fotoğrafçısının İstanbul'a gelerek icra-yı sanatta bulunduğu bilinmektedir. Biraz lüks ve pahalı bir fantezi olan bu ilk özentilere seçkin bir sınıfın müşteri olduğunu ve fazla yaygınlaşamadığını tahmin etmek zor değildir. Bu yıllarda fotoğraf adeta 'elle yapılmış' bir sanat eseri gibi tek nüsha olarak meraklı zenginlerin başköşelerini süslüyor olmalıdır. Her mamul nesne gibi fotoğrafın da yayılması için ucuza mal edilmesi, yani fabrikasyon halinde imaline ihtiyaç vardı. Fotoğrafın fabrikasyonu kartpostal olmuştur. Bunlar da haliyle aile resimlerinden değil, herkesi ilgilendirecek konulardan seçilmeliydi. Böylece önce şehirlerin, binaların fotoğraflarından başlayarak daha sonra meşhur devlet adamlarının, sanatkârların, âlimlerin portreleri, derken gördüğü ilgi üzerine çocuk ve hayvan fotoğrafları, röprodüksiyonlar, hatta karikatürler kartpostalların konusu olmaya başlar. Kartpostal, yani posta kartı. Aslında işin asıl ticari cazibesi, mektuba kıyasla daha ucuz gönderilebilecek bir muhabere vasıtası bulmaktı. Bu maksatla 1870'li yıllarda Avrupa ülkelerinin posta idareleri bu "müraselat"ı kurallara bağlamaya başlamışlardır. Açık göndermek, yani zarfa koymamak, kartın sadece arka yüzünün yarısına yazmak, diğer yarısını da pul ve adres için boş bırakmak şartıyla ucuz haberleşmeye imkân açıldı. Böylece çok defa çeşitli sebeplerle seyahate çıkanların uzak ülkelerden dostlarına gönderdikleri ilk kartpostallar gezdikleri yerleri sevdiklerine de gösterme arzusu taşırken, zamanla kısa mektuplar, hatta iç içe geçmiş, sıkıştırılmış satırlarla oldukça uzun havadisler ihtiva eden mektupçuklar halini alır. Bu tarihten de bir on yıl kadar sonra, 1885-1890 yıllarında da Osmanlı topraklarında kartpostalın kullanılmaya başlandığı biliniyor...
******Hüseyin Yorulmaz

Oktay Aras Kitaplığındaki Hüseyin Yorulmaz, M. Tevfik Fikret Kitapları (59)