Kamil Mürşidlerin Mirası

Yazar : Ahmed Yüksel Özemre, Necmettin Şahinler
İsbn : 9752630065
Yayın Tarihi : Mayıs, 2004
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 352
Ölçü : 13,5 x 21 cm
Yayınevi : Timaş Yayınları

Kur' an, beşerden söz ederken iki ifade kullanır: " Sizi çamurdan yaratan, sonra da ecelinizin vaktini takdir eden O'dur (Allah'tır)" (En'am/2); ve "Hani Rabb'in meleklere demişti ki: Ben çamurdan bir beşer yaratacağım. Ona şekil verip de Ruhumdan üflediğim zaman ona secde edin!' (Hicr/28-29). Böylece Kur'an, insanın varlık yapısında iki alanın birleştiğine dikkat çekiyor: 1) fani olan beden ve 2) Baki olan Allah'ın Ruhu (Ruhullah). İnsan, bir vasat-ı camiadır. Başka bir deyişle; farklı unsurları toplayan, birleştiren bir varlıktır. Bu toplayıcılık vasfı bize şunu ifade etmektedir: İnsan zahir ile batının, iyi ile kötünün, güzel ile çirkinin, hayır ile şerrin, süfli ile yücenin aynı anda barındığı bir varlıktır. İnsan, yaratılan ile Yaratan arasında bir kavşak noktasıdır. Bir yandan yaratılmışa hizmetle fani, öte yandan Yaratıcı'ya hizmetle bakidir. Bu yüzden olacak ki insana "uzuhiyet ile ubudiyyetin birleştiği varlık" da denilmiştir. Allah ile insan arasında bir ezeli anlaşma, bir zaman ötesi ahitleşme vardır. Kur'an buna Misak ve Ahd diyor ve insanı bu ahdi bozmamaya, hayatını onun gereklerine uygun yaşamaya çağırıyor (ArM /172-173; Tahmus). İlahi Nefha oluşun bir uzantısı da şudur: İnsan, Allah'ın yeryüzünde halifesi ve ilahi Emanet'in, yani varlığın gayesini gerçekleştirme borcunun taşıyıcısıdır (Bakara/30). İnsan, mutluluğu ve ölümsüzlüğü Allah'a varmakla elde edecektir. Aynen bunun gibi Allah'tan uzaklaşmak insanın mutsuzluğu olacaktır. Kur'an, ölümsüzlük olayını, Allah'a varış olayı olarak ortaya koyar. Son varış noktasının Allah olduğu, Kur'an'da açıkça ifade edilmiştir (Bakara 156; Alkebüt! S). İnsanın kudret, şeref ve çilesinin temelinde onun ayrılığı yatar. İnsan Allah'tan ayrılmıştır. Burada, Yaratıcı ile aynı olan özün, yaratılmış bir kalıbın içine konmasıyla karşı karşıyayız. Hz Peygamber: "Bedenleriniz sizin bineklerinizdir" buyuruyor. İşte hayat serüveni, ölümsüz olan özün, ölümlü binek üzerinde gerçekleşen bir yolculuğudur. İnsan bunun farkında olsun, olmasın hikâye budur. İnsan, ezelde aslından ayrılıp bu noksanlıklar dünyasına gelirken, koptuğu bütünle bir anlaşma, bir ahitleşme yapmış, bir misak imzalamıştır. Bu misakla, Yaratıcı'nın bu âlemde şahidi olmayı kabullenmiştir.
******