Ivır Zıvır Tarihi 2 - Gramofon Çağı

Yazar : Gökhan Akçura
İsbn : 975-6827-96-x
Yayın Tarihi : 2003
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 265
Ölçü : 15 x 24 cm
Yayınevi : Om Yayınevi

Ses dediğin nedir ki? Uçar gider. Duyar unutursun. Zaman gibidir ses. Yitirir gidersin tadına doyamadan... Artık sesler yok olmayacaktır. Çaresi bir yeni icattır. Edison'un ünlü aleti: Fonograf. Fonografın ardından ortaya çıkan gramofon makineleri birdenbire popüler oldu; kıraathanelerde, eğlence yerlerinde, evlerin pencerelerinde, Kâğıthane kayıklarında süslü, boyalı ve gürültülü borularıyla. Plaklar kapış kapış satılıyordu. Ne de olsa gramofon çağı başlamıştı... "Haydi efendiler, rakıdan çatlayan Neyzen Tevfik'in plakları 50 kuruşa... Bir daha bulamazsınız, rakıdan çatladı, öbür dünyaya gitti..." "Sinemanın istirahat salonu çok şık bir yerdi. Antraktta, burada oturup, kulaklıkla radyo dinlenebiliyordu..." "Dört gecedir Tayyare binasında temsiller veren Süreyya Opereti halkımızın pek hoşuna gitmiş ve heyet çok rağbet görmüştür..." "Kadınlarımız 1948'e yarı çıplak girdiler. Bu yeni moda bizim tombul, mülahham (etli) Bayanlarımızın hepsine yakışmamış..." İÇİNDEKİLER: Gramofon Çağı - Beyoğlu'nda Bir Tiyatro: Ses - Emek Sineması ve Serkldoryan Külliyesi - Süreyya Opereti - Türkiye'de Caz Öncesi Caz - İz Caz - Bir Piyanistin Öyküsü: Aleks Keleci - İstanbul, Şenlikler ve Tiyatro - Afişte Tiyatro Var! - Yılbaşıdır Bunun Adı Şeytan Bunun Neresinde - Sahiller, Plajlar ve Mayolar - Florya
******Gökhan Akçura