İstanbul'un Tacı Çamlıca

Yazar : Ali Başar, Adnan Dönderalp
Yayın Tarihi : 1998
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 32
Ölçü : 13,5 x 20 cm
Yayınevi : İstanbul Büyükşehir Belediyesi

Çamlıca İstanbul'un tacı gibidir. O yüksek tepeden Boğaziçi, Haliç, Marmara denizi, Adalar görünür. Sabahleyin ayrı, akşam ayrı, gece manzarası ayrıdır. Yazın başka, kışın başkadır. Bazen isli puslu görünür koca şehir ve etrafını saran sular oradan. Bazen rüzgârlar sisleri dağıtır, her yer pırıl pırıl olur. Lakin şimdi, şu beton ve nüfus patlaması devrinde Çamlıca'dan İstanbul'un en güzel göründüğü zaman gece vaktidir. Karanlık nice çirkinlikleri örter, uzakta şehrin ışıklan, köprüler, aydınlatılmış camiler esrarlı ve füsunlu bir hava içinde görünür bakanlara. Eskiden şehir bu kadar kalabalık değilmiş, her yer yeşillik, bağ bostan, bahçe imiş. Mesirelerde gezmeyi, açık havada yiyip içip sohbet etmeyi, hava değişikliğini seven İstanbullular arabalarla Çamlıca Tepesine çıkar, şehirlerinin güzelliklerinden, hayattan kam alırlarmış. Sonra zamanla ortalık toz dumana bulanmış, her yer çirkin yapılarla dolmuş, vasıta çokluğundan caddelerden geçilemez olmuş. Çamlıca bu hayhuyun içinde bir vaha gibi kalmış. Orada bir ara pek salaş ve sevimsiz bir kahve varmış. Himmet sahipleri buraya el atmış, güzel bir bahçe tanzim edilmiş, çevreye ve milli kültüre uygun biri büyük, öbürü daha küçük birer katlı iki kahvehane veya çayhane yapılmış. İstanbulluların nefes alacağı geniş ufuklara bakacağı; denizi, şehri, anıtları seyredeceği, dar ve kasvetli boyutlardan birkaç saat için bile olsa kurtulup rahat ve huzur bulacağı bir mekân meydana getirilmiş…
******