İstanbul'un Fethi Olayı ve Meseleleri

Yazar : Feridun M. Emecan
İsbn : 975640308x
Yayın Tarihi : Eylül, 2003
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 108
Ölçü : 13,5 x 21 cm
Yayınevi : Kitabevi

İtalyan tarihçi Carlo Cipolla, Vele e Cannoni (Bologna 2001) adlı eserinde Kardinal Bessarion'un Venedik dükü Francesco Foscari'ye şunları yazdığını belirtir: "Bizans'ın başkenti acımasız barbarların eline düştü, soyuldu, yakıldı, baştan aşağı yağmalandı. Biraz olsun insanlıktan nasibini almış herkes için özellikle Hristiyanlar için ürkütücü bir durum. İtalya tehdit altında, bu vahşi barbarların şiddetle saldırıları durdurulamazsa başka ülkeler için de tehdit ortaya çıkacak". 1453'te İstanbul'un düşüşü üzerine Avrupa'da baş gösteren panik havasını dile getiren bu satırlar, böylesine büyük bir hadisenin bugüne uzanan sonuçları itibarıyla da güncelliğinden pek bir şey kaybetmediğinin 550 yıl öncesinden akis bulan kaba bir sedası gibidir. Gerçekten bu hadise, Batı dünyasında, Ortaçağ boyunca kaydedilen önemli siyasi ve askeri ilerlemeye bir cevap niteliği taşıyordu ve Orta Avrupa'ya kadar uzanacak yeni gelişmelerin kapılarını aralıyordu. Osmanlı gücünün Avrupa'nın kalbine kadar girişi, birçok yeni meselenin zuhuruna ve yeni stratejilerin üretilmesine zemin hazırladı. Oluşturulan stratejiler, Batı dünyası için farklı bir coğrafi açılımı ortaya koyarken, kadim Roma imparatorluğunun topraklarının parçalanışını da kesinleştiriyordu. Artık "Batı'nın Doğu'su" yoktu, aşağılanan, kimsenin yüz vermediği Doğu Roma'nın varisi Bizans yerini yine onun siyası mirasını devralmış olma iddiasındaki yeni, ürkütücü, ancak yabancı olmayan, yıllarca dikkatli şekilde izlenmiş olan, Hristiyanlığın karşı dünyasının en büyük gücü, yani "Yeni Doğu" alıyordu. Doğu Roma'nın başkenti düştükten sonra Avrupa' da hızlı gelişmeler yaşandı. Çok sonra Rönesans adı takılan yeni kültürel gelişme, keşifler çağının açılışı ve sonunda Reformasyonla yaşanan sosyal ayrışma ve farklılıkların tanınmaya başlanması eğilimi, Aydınlanma Çağı öncesindeki Avrupa'nın önüne yeni imkânları koyarken, Doğu Roma'nın yeni fatihleri büyük bir siyası ve askeri organizasyonu gerçekleştirerek payitaht yaptıkları İstanbul merkezli, göz kamaştırıcı, üç kıtaya yayılan, bünyesinde muhtelif din, dil ve milletleri barındırıp onları bir arada yaşatma tecrübesi kazanmış olan imparatorluğa dönüşüyordu...
******