İstanbul'un 550. Fethi İçin Fatih Sultan Mehmed Döneminde Musiki

Yazar : Yard. Doç. Dr. Recep Uslu
İsbn : 975761842x
Yayın Tarihi : 2007
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 175
Ölçü : 16 x 23 cm
Yayınevi : İstanbul Fetih Cemiyeti

Türk musikisinin tarihi şüphesiz Türk tarihi kadar eskidir. Böyle bir musiki tarihini ortaya koymak için zaman zaman çalışmalar yapılmaktadır. Ancak yapılan çok genel bilgilendirmeler gerçeklerin ortaya çıkması için yeterli olmamaktadır. Konunun çok geniş olması dönemler halinde ele alıp incelemeyi gerektirmektedir. Orta Asya'dan Anadolu'ya gelen Türklerin tarihinde önemli bir yeri olan Osmanlı tarihinin ciddi bir musiki tarihi henüz yazılmamıştır. Konunun malzemelerinin yeterince değerlendirilmemiş olması işin zor yanıdır. Dağınık malzemelere ulaşmak, onu değerlendirip çözmek, önemli bir aşama olacaktır. Bütün bir musiki tarihi yazmak yerine öncelikle dönem dönem ele alınması mevcut malzemenin daha iyi değerlendirilmesini sağlayacaktır. Bu düşünceyle ele aldığımız Fatih dönemi, Osmanlı Devleti'nin yükselme devri olması açısından, öncelikle üzerinde durulması gereken dönemlerdendir. Musiki tarihimiz için bir padişah dönemi çalışması yapılmadığından, bu çalışmanın planı, konusunda ilk örnek teşkil etmektedir. Böyle bir araştırmayı tarih ve müzikoloji metotları ile ele almak gerekliydi. Metotları tarihi malzemeye uygularken ve elde edilen bilgi ve neticeleri kaleme alırken birçok problemle karşılaşılması kaçınılmazdır. Bunlardan biri hicri ve miladı tarih meselesidir. Genellikle Türk tarih araştırmalarında hicri tarih verilmemesi prensip olarak benimsenmiştir. Bunun sakıncası olmamakla birlikte, araştırma yapanlar iyi bilirler ki malzemenin değerlendirilmesi sırasında hicri tarihlerin bilinmesi büyük kolaylık sağlamaktadır. Bunu düşünerek hicri tarihleri, okuyucuyu tarihlere boğmamak için her zaman değil, gerekli olduğuna kanaat ettiğimiz yerlerde parantez içinde verdik. Bu konuda ölçümüz, araştırmacılar için diğer tarihi bilgilerle mukayese imkânını sağlamak olmuştur. Eser adlarındaki hicri tarihleri ise değiştirmedik. Şahıs isimlerinde karışıklık olmasın diye hep aynı şekilde vermeğe çalıştık. Sultan II. Mehmed için, Fatih unvanını İstanbul'u fethinden sonra kullandık.
******