| Yazar | : | Altay Öktem |
| İsbn | : | 9786054307753 |
| Yayın Tarihi | : | Ekim, 2010 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 110 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Heyamola Yayınları |
Rüzgâr, kuru sonbahar yapraklarını havalandırıyor, kendi ekseni etrafında tur atarak savrulan yapraklar, caminin duvarına çarpıp yere düşüyordu. Sonbaharı severdim aslında. Yüzümü okşayan rüzgâra dönüp gözlerimi kapatmayı mesela; çok severdim. Ama böylesini değil. Bu akşam alacasında, rüzgârın uğultusu yaprakların hışırtısına karışmış, küçük kalbim olanca hızıyla çarpmaya başlamıştı. Annemin elini iyice sıktım.
Sık ağaçlarla kaplı o daracık yolun iki yanına serpiştirilen tarihi köşklerde kimlerin yaşadığını hayal bile edemiyordum. Dev tahta kapıların açıldığını, köşklerin bahçelerine birilerinin girip çıktığını hiç görmemiştim. Ama birileri yaşıyordu bu köşklerde. Emindim.
Daha sonraları, yani yaşım ilerlediğinde, bazı köşklerin sahiplerinin kimler olduğunu öğrendim. O devasa köşklerin, uçsuz bucaksız yeşil bahçelerin ortasında yükselen birer mimari harikası olduğunu da fark ettim. Benim gözümde büyüklüğüm kadar geniştiler gerçekten de; ama sandığım kadar yüksek değillermiş meğer. Boyum uzadıkça, bunu da fark ettim.
O akşamüstü, yani rüzgârın kuru yaprakları savurup durduğu o akşamüstü, Altunizade İsmail Zühtü Efendi'nin yaptırdığı, Sultan Aziz'in kıskançlıktan yıktırdığı, sonra tekrar yaptırdığı o muhteşem köşkün önünden geçmiş olduğumuzu ancak yıllar sonra öğrenmiştim.
Oysa zaten ıssız olan yolun, o akşamüstü her zamankinden daha ıssız olduğunu bugünmüş gibi hatırlıyorum. Ta Altunizade Camisi'ne kadar bir tek kişiye bile rastlamamıştık. Sadece annemle ben. 1ssız, hafif karanlık ve uğultulu yolda, çıt çıkarmadan yürüyorduk.
Camiden sonra sola kıvrılıp dümdüz aşağı vurduğumuzda, taş çatlasa on beş dakika sonra Bağlarbaşı Meydanı'nda olacaktık. Anneannemin evi, Kamil Bey'in köşkünün az ötesindeki Bağlarbaşı Meydanı'ndan Nakkaştepe'ye doğru giden Gümüşyolu Caddesi'nin hemen başlarındaydı. Sık sık yürürdük bu yolu. Annem hep elimden tutardı ve yol boyunca konuşmazdı. Huzur Apartmanı'nın dış kapısı açılınca, annemin elinden kopup koşarak çıkardım merdivenleri.