İstanbullaşmak Olgular, Sorunsallar, Metaforlar

Yazar : Pelin Derviş, Bülent Tanju, Uğur Tanyeli
İsbn : 9789944731119
Yayın Tarihi : Şubat, 2009
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 362
Ölçü : 16 x 23,5 cm
Yayınevi : Garanti Galeri

Bu kitap, Garanti Galeri'nin, 6 Eylül- 9 Kasım 2008 tarihlerinde Alman Mimarlık Müzesi'nde (DAM, Frankfurt am Main) düzenlediği "Becoming Istanbul" [İstanbullaşmak] başlıklı sergiyle eşzamanlı olarak (Almanca ve İngilizce) yayınlandı. Ancak, serginin eşlik metni değildi. Ondan özerk bir İstanbullaşma manzarası çizme si öngörülmüştü. O sayede, sergi var olmasa da kitabın okunabilir kalması umuldu. Türkçesi de bu umutla yayınlanıyor. Bu başlığı taşıyan bir kitap ortaya koyunca iki soruya yanıt vermek zorundayız: 1. "İstanbullaşmak" nedir? 2. Bu kitap İstanbullaşma'yı hangi yaklaşımlarla, hangi vurgularla anlatıyor? İlk sorunun cevabını, İstanbullaşma kavramının tanımını, içeride bir madde olarak okumak mümkün (bak. İstanbullaşmak). Burada çok kısaca, bu kavramın şöyle bir tarihsel dönüşüme işaret ettiğini söylemekle yetineceğiz: Bugün adı dünyanın her yerinde yaygın biçimde İstanbul olarak bilinen kent sadece 20. yüzyıl başlarında bile, farklı siyasal, kültürel ve kültüralist, ulusal ve ulusalcı gerekçelerle, önyargılarla koşullanan farklı özneler tarafından farklı adlarla anılıyordu. İki dünya savaşı arasındaki dönemden sonra tek bir adın, İstanbul'un egemenliği başladı. Aynı yüzyılın ikinci yarısındaysa, geleneksel Doğu Akdeniz kozmopolitizmi yerine, yeni bir çoğulluk ve neredeyse gönülsüzce bir çoğulculuk odağı haline geldi. Demek ki, adı tekilleşirken, kendisi çoğulluklar, çoğulculuklar üreten bir metropolden söz ediyoruz. Ancak, çoğullaşmanın İstanbul'a ilişkin tahayyülleri, yargıları, düşünceleri, söylemleri, özetle İstanbul'dan konuşurken açıkça dile getirilen ve/veya ima edilenleri kalıplaşmaktan kurtardığı söylenemez. Kentsel yaşam ve aktörler alabildiğine çoğullaşsa da, İstanbul'dan konuşurken başvurulan stereotipler, dışlayıcı söylemler, basmakalıp düşünce örüntüleri, kimi aktörlerin görmezden gelinişi ve mağduriyetleri ortadan kalkmadı. Bu metropolden konuşanlar hala Türkiye içinde ve dışında bir dizi boş kavramı kullanmadan edemiyorlar. Örneğin, hala "İstanbul Doğu ile Batı'nın buluştuğu yer" veya "Kültürler ve dinler diyaloğunun örnek mekânı"...
******Bülent Tanju, Uğur Tanyeli