İstanbul'da Ölmeden Önce Yapmanız Gereken 101 Şey

Yazar : Akdoğan Özkan
İsbn : 9789751027276
Yayın Tarihi : 2008
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 227
Ölçü : 14,5 x 21 cm
Yayınevi : İnkılâp Kitabevi

Mimarlık tarihi ve restorasyon uzmanı Doğan Kuban, kendisiyle yapılan bir söyleşide, "İstanbul bütün Avrupa kentlerinden daha önemli bir dünya kültürü merkezidir. Bugün bunun farkında olamayanların kenti olması, onun tarihi değerini azaltmaz," diyordu. Evet, İstanbul 2010'da dünyaya kültür başkentliği yapacak. Bu elbette sevindirici ve onun değerini yükselten bir durum. Ancak, Kuban'ın ironiyle hatırlattığı gerçeğin kolay yenilir yutulur tarafı yok. Tabii, sürpriz de değil. Geçenlerde okuduğum bir araştırma sonuçlarında İstanbul'da yaşayıp deniz görmemiş insan sayısının 2 milyon olduğu yazılıydı. Eğer bu şehirde Boğaziçi'ni görmemiş 2 milyon kişi varsa, İstanbul Arkeoloji Müzeleri'ne bir kez bile gitmemiş "İstanbullu" sayısı herhalde bunun çok çok üzerindedir. (Kaçtır, 7 milyon var mıdır acaba?). Dünyanın British Museum ve Kahire Arkeoloji Müzesi'nden sonra muhtemelen üçüncü önemli kültür hazinelerini barındıran bir müzede yer alan eserleri merak etmeyişimizin sosyolojik nedenlerini irdelemek bu kitabın işi değil, ama sonuçlardan hareketle bir şeyler önermek bu kitabın temel itici dürtülerinden oldu. III. Selim'in Nizam-ı Cedit adı verilen ordu birliklerinin kuruluş dönemlerinde Osmanlı devletinin hizmetine girmek için teklifte bulunan Napolyon Bonapart'ın ilginç bir lafı vardır. Ünlü Fransız askeri dehası Napolyon, bir dönemler hayli önemsediği Osmanlı payitahtı için "dünya tek bir ülke olsaydı, başkenti İstanbul olurdu" demiş Napolyon asker adam. 18. yüzyılın sonlarında ettiği bu lafıyla İstanbul'u bir "kültür başkenti" olarak tasavvur etmiyordu muhtemelen. Ama aradan geçen 200 yıllık zaman dilimi içinde bırakın dünyayı, Osmanlı başkenti olma unvanını dahi yitiren İstanbul, 2010'da Avrupa'nın kültür başkenti olacak. AB'nin aldığı bu karar bir yıllığına da olsa şehir için çok önemli. Doğal olarak, bunu şehri ziyaret eden "yabancı" insan sayısının 3-5 katına çıkarılması için bir fırsat olarak görenler haklı…
******Akdoğan Özkan