İstanbul

Yazar : Yahya Kemal, A.Ş.Hisar, A.H.Tanpınar
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 111
Ölçü : 25 x 33 cm
Yayınevi : Yapı Kredi
Bahsi Geçen : Abdülhak Şinasi Hisar

Çok parlak fetih vakaları, İstanbul'un fethinden evvelki asırlarda da, sonraki asırlarda da yüzlerce defa vuku bulmuş, lakin hiç biri İstanbul'un fethi kadar efsunlu bir tesir bırakmamış, onun kadar derinden duyulmamış, onun kadar sürekli bir merakla hatırlanmamıştır. Bu görüş, her türlü edebi şişirmelerden ari bir görüştür, diyebiliriz. Yalnız bizim aramızda değil, frenk muhitlerinde her zaman "Fetih" ve "Fatih" sözleri geçse, 1453 Mayısının 29-uncu Salı sabahı olan vaka ve o gün Bizans payitahtına giren genç Fatih hatırlanır. Şüphesiz ki, fetih vakasının icra ettiği bu tesirin sebepleri çok uzaklarda ve çok derinlerdedir. Fetih sabahı imparatorun maktul düşmesi ve ondan sonra hükümdar sülalesinin ardı arası kesilmesi, Roma'nın üzerine tarih perdesinin inişi gibi görülmüştür. Vakıa imparator Konstantin'in kurduğundan bin yüz yirmi beş sene sonra olan İstanbul fethi, bu hakikatin ta kendisi idi. Roma'nın varisi olmak zihniyeti, battığı saate kadar Bizans'ın kafasından çıkmamıştır. Konstantin, kendi adını vererek İstanbul'u. kurduğu zaman, Roma imparatorluğunun yalnız hükümet merkezini İtalya'dan kaldırıp Marmara sahiline getirdiğini zannediyordu. İnkırazın çürüklüğü, Roma'daki cemiyet üzerinde artık hiçbir devletin temel tutturamayacağı kanaatini vermişti. Şiddetli olduğu kadar faziletli bir imparator olan Septimus-Severiyus, bu kanaatte olduğu için, kendi devrinde, Sarayburnu'na yerleşmiş ve oradan saltanat sürmüştü; ondan beri inkıraz daha vahim bir hale gelmiş ve nihayet Konstantin, rakiplerinden kurtulup da, tek başına imparator kaldığı zaman, ilk iş olarak, yeni bir payitaht kurmağı düşünmüş; önce doğduğu şehir olan Niş'i tasarlamış, bu fikirden vaz geçmiş, Çanakkale Boğazı'nın Anadolu sahilinde, eski Truva harabelerinin yerini beğenmiş, en sonunda İstanbul'u seçmiş ve "Yeni Roma"yı buraya kurmuştur. Bugünkü Unkapanı'ndan Unga Bostan'ına kadar giden bir kara suru ile çevrilmiş olan "Yeni Roma" da, bütün devlet binaları, mabetler, abideler, meydanlar, her şey eski Roma'yı hatırlatıyordu. Yahya Kemal BEYATLI
******Yahya Kemal Beyatlı