İstanbul Yahudi Cemaatinin Tarihi (1453-1566)

Yazar : Minna Rozen
İsbn : 9786053600008
Yayın Tarihi : Eylül, 2010
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 529
Ölçü : 15,5 x 23 cm
Yayınevi : T. İş Bankası Kültür Yayınları

İstanbul, Bizans döneminden günümüze kadar sürekli varlık gösterdiği iddiasında bulunabilecek ve bu denli uzun bir dönem boyunca cemaat niteliğini korumuş az sayıdaki Diaspora Yahudi topluluğundan birine sahiptir. Yahudiler, İstanbul mezarlıklarında 400 yıl önceki atalarının mezar taşlarını bulabilirler. İstanbul Yahudilerinin çoğu, genelde Anadolulu göçmenler ya da onların çocuklarının oluşturduğu şehrin Yahudi olmayan nüfusuna kıyasla çok daha İstanbulludur. Bizans'ın başkentinin modern Türkiye'nin en büyük şehrine dönüştüğü asırlar boyunca, muazzam değişimler gerçekleşti. Rum Konstantinopolis şehri, çokuluslu ve çok kültürlü bir metropole ve ardından Türk megapolü İstanbul'a dönüştü. Rumca konuşan Yahudi cemaati, bir İspanyol cemaati haline geldi. İmparatorluklar kuruldu, imparatorluklar yıkıldı. Mezar taşları dikildi, yıkıldı, sarayların inşasında kullanıldı; saraylar yıkıldı ve o taşlardan mezar taşları yapıldı; sonra o mezar taşları yeniden, gecekonduların inşasında kullanıldı. İstanbul Yahudi cemaatiyle ilgili araştırmam, zamanın (1987) Philadelphia'daki Annenberg Araştırma Enstitüsü'nün gözetiminde yürütülen Yahudi mezarlıklarını belgeleme projesi ile başladı. Mezarlıklar ve arşivlerdeki alan araştırmam sırasında, en sık karşıma çıkan en eski bulgular 16. Yüzyıl sonlarına aitti. Mezar taşları ve elyazması kitaplarla, hala hayatta olan ve konuşabildiğim insanları birbirine bağlayan ve çok güçlü süreklilik duygusu, zaman zaman beni hayretler içinde bıraktı. Bazı örnekler hafızamda hala canlılığını koruyor. İstanbul hahambaşılığının bodrumu, eski kitapların ve cemaat sicillerinin izini sürdüğüm başlıca alanlar arasındaydı. Bir gün, ısınma tesisatı kurulmadan önceki İstanbul evlerinin çok tipik bir özelliği olan siyah kurumla bodrumdan çıkarken, bana le président de la communauté (cemaatin başkanı) M. Jacques Veisid diye takdim edilen, ince uzun bir adamla karşılaştım…
******